• BIST 109.666
  • Altın 156,792
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • İstanbul : 14 °C
  • Ankara : 0 °C
  • İzmir : 10 °C

SAHANIN SESİ

 SAHANIN SESİ
İstanbul’da aile hekimliği uygulamasının başlamasıyla beraber, ülkemizde 5 yıllık geçmişi olan aile hekimliği yeniden gündeme geldi ve belki de daha yeni hak ettiği ilgiyi bulmaya başladı.

  Türkiye’nin gündemini İstanbul’un  belirlemeye devam ettiği bir kez daha kanıtlanmış oldu.Ama yanlış enformasyonlarla bilgi kirliliği ne yazık ki devam etmektedir.   

         İstanbul 1 kasımda uygulamaya geçti ve İstanbul Tabip Odası’da yıllar önce özellikle Denizli’de , Samsun’da, İzmir’de yapmaya çalışıp bir türlü başaramadığı karalama kampanyasına yine başladı.Bugün evinizi bile taşıdığınızda düzene girmesi için bir süre gerekir,  ama niyetiniz objektif değerlendirmek değil de, karalamaksa eğer; Aile Sağlığı Merkezlerini ziyaretin tüm İstanbul’da hekimlerin yerinin değiştiği, binaların yenilendiği bu ilk günlerde yapmak da amaca oldukça uygun düşmektedir.

            Uygulamaya başlanan her ilde 6 aylık bir geçiş süreci yaşanmaktadır. Aile hekimlerinin uygulamaya alışmaları, kendilerine kayıtlı nüfusa hakimiyetleri, vatandaşın uyum ve güven süreci, yönetmeliğin gerektirdiği fiziki ve teknik şartların sağlanması için bu süre her ilde yaşanmaktadır, Zira idareler de her ne kadar biz hazırız deseler de , uygulamaya geçen her ilde benzer aksaklıklar da yaşanmaya devam etmektedir.

           Şu anda asıl önemli olan geçiş dönemi sıkıntıları değil, mevzuat sıkıntılarıdır.  5 yıldır pilot kanun ve pilot yönetmeliklerle yürütülen aile hekimliğini uygulamasında artık kalıcı mevzuat oluşturulmaya başlanmıştır.

25 Mayıs 2010 tarihinde uygulama yönetmeliği yayınlanmıştır. Sivil Toplum Kuruluşları olarak bizlerden Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonundan(AHEF), Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneğinden(TAHUD)’dan görüş istendi. Ama bu görüşler hiçe sayılarak herkesi şaşırtan bir yönetmelik çıktı.  Bu yönetmelikte Aile Sağlığı Merkezleri A,B,C,D  olarak sınıflandırmaya tabi tutuldu. Yıllardır uygulamanın içinde olan, Çalıştıkları yerlere ciddi maliyetler harcayarak yenileyen, hatta yeni aile sağlığı merkezi binası yapan meslektaşlarımız bile bu sınıflamaya dahil olamadılar.

Eskiden sağlık ocağı olarak kullanılan ve aile hekimlerince bakımdan geçirilip fiziki şartlar iyileştirilen ve Sağlık Müdürlüklerince tahsis edilmiş binalar bile sınıflamaya giremediler ve kazanılmış haklar geri alınarak 1.1.2011 e kadar süre tanındı. Yıllardır sağlık ocağı olarak kullanılmasında sakınca olmayan, 4-5 yıldır da aile sağlığı merkezi olarak kullanılan bu binalar bugün genişliklerinin uygun olmadığı, oda sayısının yetersizliği, ultrason olmadığı vs sebepler öne sürülerek yetersiz kabul ediliyorlar. Bu özelliklere uygun şartlar sağlanırsa 1 yıl sonra yeni şartlar istenip istenmeyeceği de belli değil üstelik. Sivil toplum kuruluşları olarak bizlerde raporlarımız hiç dikkate alınmadan çıkan bu yönetmeliğe karşı yasal yollara başvurmak zorunda kaldık.

          Yılbaşında çıkacak olan ücret yönetmeliği de uygulama yönetmeliğinin devamı şeklinde olacak ve cari giderlerin kesilmesinin yolunu açacaktır. Merakla bekliyoruz.

           Yine çok önemli sorunlardan biri de statümüzün belirsizliğidir.Kamuya ait işler(adli nöbetler, defin ruhsatları, hafta sonu nöbetleri  vs.) söz konusu olduğunda devlet memuru sayılırken, kira , elektrik, su faturaları öderken, tamamen özel kabul ediliyoruz. Kamudaki hekimler zorunlu mali sorumluluk sigortasının yarısını  öderken, aile hekimleri özel sayılıp tamamını ödemek zorunda bırakılmışlardır.

Bir türlü bizlere layık olarak görülemeyen ve pek çok kesimce yüksek olduğu düşünülen maaşlarımızın aslında cari gider ödeneği olduğu bilinmelidir. Yeni yönetmelikteki beklentiler düşünüldüğünde bu ücretlerin yetmeyeceği, özellikle İstanbul gibi bir metropol düşünüldüğünde cari giderlerin kirayı ödemekte bile ne  kadar yetersiz olacağı ortadadır.

          Aile Hekimlerinin derece-kademe ilerlemelerinin durdurulduğu, bundan dolayı emeklilikte, hak kayıplarını uğrayacakları gibi konular hiç gündeme  gelmemektedir. Çıkarılan yönetmelik tüm Türkiye için çıkarıldığı halde  rağmen halen her ilde farklı uygulamalar devam etmektedir.

     Sahanın sesi kulak arkası edildiği sürece, sivil toplum kuruluşlarının katkıları  göz ardı edildiği sürece uygulamadaki aksaklıklar devam edecektir.

Yazan: Dr. İlknur SALMAN

 Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu 2.Başkanı

(BU YAZI SAĞLIĞINSESİ GAZETESİ ARALIK 2010 SAYISINDA YAYIN LANACAKTIR.)

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim