• BIST 99.595
  • Altın 236,962
  • Dolar 6,1294
  • Euro 7,2228
  • İstanbul : 15 °C
  • Ankara : 29 °C
  • İzmir : 27 °C

SAYIN BAKAN VE HALK KAYBEDİYOR

SAYIN BAKAN VE HALK KAYBEDİYOR
Sayın Sağlık Bakanı son dönemlerde çıkardığı KHK ler ve Üniversiteler üzerindeki kurmak istediği egemenlik girişimleriyle hızla saygınlığını kaybetmektedir. Hatta kaybetmiştir. Neden mi?

Unutmayalım ki Sağlık Bakanı ve hükümet bir politikayı temsil etmekte, Devleti ve Türk toplumunun geleceğinin belirlendiği yolu çizmektedirler. Uygulamaları ve eylemleri Türk halkının ve toplumunun yararına olması gerekli olup, gelecek kuşakları da güvence altına alması germektedir. Ancak, çıkarılan KHK ler ile derin ve büyük yanlış adımlar atılmak da, global sermayeye sağlık çalışanları, akademisyenler, Üniversiteler en ucuz şekilde pazarlanmaya, feda edilmeye çalışılmaktadır. Bu uygulamalarla sadece o değil hepimiz tüm toplum olarak kaybediyoruz. Neden mi?
Bir kere Devlet ve Üniversite hastanelerinin sistemi değişmesi lazımdı. Devlet Hastaneleri ve SSK hastaneleri bilindiği gibi kurumsal ve bireysel hatalar yapıyordu. Bıçak parası, muayenehaneye hasta yollama ve para alma, çeşitli disiplinsizlikler, vb. şeyler. Ancak, tüm hekim kitlesini ve hastaneleri, KHK ile satılacak meta haline getirip, satmakla, Devletin sağlık sistemi belirli kesimlere akıl almaz büyüklük de sermayeler (milyar dolarlar) aktarmaya başlayacaktır. Bir kesim, sağlık sisteminden dehşet paralar kazanırken, hekimler, akademisyenler, diğer sağlık çalışanları hızla fakirleşecektir. Bu süreç, sayın Bakan ve hükümet sayesinde olmuştur. Hekimin saygınlığı, ekonomik gücü, yaşam kalitesi düşmüş ve hızla düşmeye devam edecektir. Hekimleri temsil eden Sağlık Bakanı bu açılardan kaybetmiştir.
Üniversite ve üniversite hastaneleri değişmesi gerekirdi. Doğru. Çünkü bugünkü üniversiteler, akademik hak, liyakat, bilimsellik, üretim, adalet üzerine kurulu değildir. Bunların ne YÖK ne de sayın Bakan için önemi olmadığını görüyoruz. Rektörlerin ve siyasi iradenin koltuk savaşı üzerine işler kurulmuştur. Üniversite hastanelerini sadece para, hizmet gibi görüp, hükümete bağlı emir komuta zincirine sokma gayreti vardır. Amaç, bunlarında pazarlanma, satılma aşamasına getirilmesidir. Bugün kurulan hangi özel, vakıf Üniversitesin de evrensel düşünme özgürlüğü ve üretimi vardır? Konuşan, düşünen kapıdadır. Sayın Bakan, Üniversiter özgürlük, çağdaş ilkeler ve bilimsel akıl üzerine kurulu Üniversite kavramları açısından sınıfta kalmıştır.
Eğitim hastanelerinde, eğitimi ve bilimsel araştırmayı değil, sağlık hizmeti ve para kazanmayı ön plana alanlar, etik olmayan davranışlarda bulunanlar yüzünden, bu kurumlar hakkında toplumda antipati yaratılmıştır. Üreten, araştırma yapan, ülkesini bilimsel uluslar arası platformlarda temsil eden kişileri ön plana çıkarmak, onlara maddi manevi desteklemek yerine, herkesi dümdüz etmekle ve aynı kefeye koymakla sayın Bakan ve Türk toplumu kaybetmiş ve kaybetmektedir.
Bir sürü gecekondu ve sadece para ve rant amaçlı psödo-üniversite kurup, evrensel üniversite kavramı ve Tıp Fakültelerinin ve hekimliğin değeri düşürülmektedir. Birçok Akademisyen üniversiteyi bırakmış, kendini kurtarma derdine düşmüştür. Asistan eğitimi, mezuniyet sonrası eğitim, yurt dışı çalışmaları, araştırma projeleri, bilimsel toplantılar ciddi şekilde aksamaya başlamıştır. Şefler ve bilimsel beyinler kaçmaktadır. Sayın Bakan ve Türk Toplumu bilimsel arenada kaybetmiş ve kaybetmeye devam etmektedir.
Akademisyenlik ve bilim adamlığını hiç umursanmamaktadır. Bilim, gelişim, eğitim ve araştırma artık birincil amaç değildir. İnsanlar küsmekte, sıkılmakta, boğulmakta ve hekimler, hocalar basın yoluyla taciz edilmektedir. Bundan Türk Hekimleri ve Akademisyenleri zarar görmüştür. Doğaldır ki bunun sonucu belki kısa dönemde değil ama uzun dönemde toplum kaybettiği gibi sayın bakan da kaybetmektedir.
Halk açısından herkese bedava doktor, öğretim üyesi, ilaç, hastane çok cazip gelebilir. Ama, halk görecek ki bu masraflar, vergi, enflasyon, devalüasyon, artırılmış sağlık sigorta pirimleri ve katkı payları olarak zaman içinde kendilerinden fazlasıyla alınacaktır. Şu anda bile para yüzde otuz civarında devalüe edilmiştir. Global sermayenin acımasızlığını hep beraber hissedeceğiz. Bu ağır ekonomik yükün getirdiği çatırdıyı duyuyoruz. Zamanla, hekim ve öğretim üyesi ücretleri daha da düşürülecektir. Burada, hekimler kaybettiği gibi, zamanla halk da kaybedecektir. Ama, maalesef daha farkında değiller…
Eğitim kadrolarını harcamak, kovmak, pasifleştirmek karanlığa, yobazlığa çağrıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğine darbedir. YÖK sisteminde zaten bozuk ve populizm üzerine kurulu sistem, daha da bozulmakta ve niteliksizleşmektedir. YÖK daha çağdaş, üretken, liyakatlı ve adaletli bir sistem haline getirileceğine, Üniversite’ler metalaştırılmakta, satılmaya, dünyayla rekabet edemez hale getirilmeye çalışılmaktadır. Her şeyi para ve rant olan düşünce, bilim hayatını hiçe saymaktadır. Bunu eleştirme, muhalefet, karşıtlık, ötekiler olarak değerlendirmektedir. Türk Bilim hayatı kaybettiği gibi sayın Bakan da kaybetmektedir.
Yaratmak da olunan sistem, tek adam, tek parti, tek ses, tek tip Üniversite, tek tip beyinler ve uluslar arası global sermayeye hizmet edecek olan hekimler ve akademisyenler, sadece para para diyen yöneticilerin oluşturduğu sistemdir. Buna, çağdaş, evrensel, demokratik, bilimsel sağlık sistemi ve üniversiter yaşam denemez. Zaten bilimsel gelenekleri olmayan üniversiteler kaybettiği gibi, maalesef ve açıkca sayın Bakan ve hükümet de kaybetmiştir.
Bundan sonra özelde, devlet de çalışan tüm sağlık çalışanlarının ücretleri reel olarak daha da düşecektir. Burada çalışanlar demokratik tepkilerini göstermekten de korkmaktadır. Hakları da vardır. Mutsuz, huzursuz, fakirleşmiş hekimlerin hizmet edeceği hastaların yakınmaları zaman içinde artacaktır. Böyle mutsuz, gergin, huzursuz sağlık alanı yarattığı için sayın Bakan kaybetmiştir.
Sadece sayın Bakan değil, maalesef hepimiz kaybettik, kaybediyoruz. Hekimlik, akademisyenlik ve halkın açısından baktığınızda, her açıdan, sayın Bakan kaybetmiştir. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hekimliği ve öğretim üyeliğini ilk defa ve bu kadar kötü bir şekilde ayaklar altına alan sayın Bakan hepimize kaybettiriyor.
Prof. Dr. Emre Kumral
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi
Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
emre.kumral@ege.edu.tr

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim