• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • İstanbul : 15 °C
  • Ankara : 5 °C
  • İzmir : 11 °C

“SGK Başkanı Emin Zararsız İstifa Etsin!”

“SGK Başkanı Emin Zararsız İstifa Etsin!”
İstanbul Eczacı Odası yaptığı basın açıklamasında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Emin Zararsız’ı istifaya davet etti.

Açıklamada şu bilgiler yer aldı:

“Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Emin Zararsız  düzenlediği basın toplantısında, Danıştay’ın geçici karekodlarla ilgili yürütmeyi durdurma kararını uygulamaya koymayacağını ortaya koymuştur. Bu tutumuna da gerçeklerle bağdaşmayan ve tamamen kamuoyunu yanıltmaya yönelik gerekçeler bulmaya çalışmıştır.

SGK’nın en başındaki yetkilinin, en azından emrinde çalışan bürokratları görevlendirip kamuoyuna açıklama yaparken daha bilgili olmasını, böylesine gaf düzeyinde bilgi yanlışları yapmamasını dilerdik.

Bilindiği gibi SGK 1 Ocak 2011 tarihinden itibaren geçici karekodlu ürünlerin geri ödemesini yapmayacağını duyurmuş, Danıştay ise kurumun bu genelgesinin yürütmesini durdurmuştu. SGK’dan beklenen, bu kararı, daha çok mağduriyete yol açmadan, milli servet değerindeki bu ilaçların ziyan olmasına izin vermeden bir an önce uygulamasıydı.

Oysa SGK Başkanı Zararsız, dünkü basın toplantısında, İlaç Takip Sistemi ile ilgili sorunların baş sorumlusu Sağlık Bakanlığı değilmiş gibi, gerçekle bağdaşmayan ifadelerle eczacıları karalamayı tercih etmiştir. Zararsız’ın açıklamasında geçen 'hayali reçete', 'hayali ilaç' gibi kavramlar somut olmaktan uzak, sorunların gerçek kaynağını açıklamaktan özellikle kaçınan bir üslupla dile getirilmiştir.

Zararsız, sistemde 146 milyon fazladan geçici karekod olduğunu dile getirmektedir. Ecza depolarının ve sonrasında firmaların İTS’ye bildirim yapmalarının yasal zorunluluk olarak getirilmesi halinde, geçici karekodların sayısının fazla olmasının engelleneceğini söylemekten neden kaçınmaktadır?

Zararsız, ilaç fiyat düşüşlerinden ve kamu kurum iskontoları artışından doğan stok zararlarımızın karşılanması için, TEB ve Sağlık Bakanlığı tarafından üzerinde uzlaşılan İlaç Takip Sistemi’ne stok bildirimi uygulamasının da, geçici karekodlu ilaçların tespiti için yapılmış olduğunu iddia etmiştir. Bu çarpıtmasıyla Zararsız, İTS’ye stok bildirimine karşı çıkan Odamızı da geçici karekodlu ilaçların tespitine engel olmakla suçlamıştır.

Basına yansıyan açıklamalarında, geçici karekodların fazla sayıda bulunmasını, İstanbul’daki eczacıların stok bildirimi yapmamasıyla açıklamak gibi bir bilgisizlik örneği gösteren SGK Başkanı bununla da yetinmemiş, İstanbul Eczacı Odası’na da iftirada bulunmuştur.

İTS’yi hiçbir altyapısı olmadan devreye sokarak biz eczacıları mağdur edenler istifa edip, İTS’yi ellerine yüzlerine bulaştırdıklarını itiraf etmek yerine, bu ayıplarını ve İTS’nin iflasını gizlemek için, Odamızı sanki bazı bilgileri gizliyormuş gibi göstererek kamuoyunu yanıltmaktadırlar. Odamıza yönelik bu iftiraların karşısında yasal yollara da başvurulacaktır.

SGK Başkanının açıklamalarının gerçekle bağdaşmadığına bir örnek de Sağlık Bakanlığı’nın 2010/39 sayılı genelgesidir. Bu genelge, firmaların fazladan bastırdığı geçici karekodların (G2D) imhasının ve bunların İTS’den kaydının silinmesinin sorumluluğunun firmalara ait olduğunu belirtmiştir. SGK Başkanının ifade ettiği çelişik rakamların nedeni, bu genelgenin uygulanmamış olmasıdır. Bunun sorumlusu da geçici karekod uygulamasını hayatımıza sokan ve daha sonra bunların imhası için yayınladığı genelgenin uygulanmamasına göz yuman Sağlık Bakanlığı’dır. Ancak SGK Başkanı bu gerçeği çok iyi bilmekle beraber, her nedense ne bu genelgeye uymayan ilaç firmalarına dair tek söz etmekte ne de Sağlık Bakanlığı’nın sorumluluğunu belirtmektedir. SGK Başkanı’nın tek bildiği, gerçekleri çarpıtarak eczacıları suçlamaktır. Zararsız, akıl almaz biçimde, İstanbul Eczacı Odası’nın “bilgi gizlediğini” iddia etmektedir.

Kaldı ki SGK, geçici karekodların kötüye kullanımını önlemek için 5 Kasım 2010 tarihli genelgesiyle, geçici karekodlu ilaçların İTS’ye bildiriminin yanısıra fiyat kupürü, barkod ve geçici karekodun da reçete arkasına eklenmesini zorunlu kılarak kendince önlemini almıştı. Bu durumda yürütmesi durdurulan geçici karekodları ödemeyeceğine dair genelgesinin hiçbir kamusal yararı olmadığı ortadadır. Ancak SGK ısrarla yargı kararını uygulamayarak suç işlemektedir. Dahası eczacıları geçici karekodla ilgili ilaçlar nedeniyle zarara uğratmaktadır.

Diğer yandan Zararsız’ın itiraflarına göre, güya yolsuzluğu, sahteciliği önlemek için getirilen İTS, devletin ve SGK’nın sırtına büyük yük bindirmiş ve zarara sebep olmuştur. O halde devletin denetim organları da derhal faaliyete geçmeli, İTS’yi altyapısız devreye alan kurum, kuruluş ve yetkililerden hesap sormalıdır.

SGK Başkanı, İTS rezaleti ve fiyaskosundan Odalara, meslek örgütlerine, eczacıya çamur atarak kurtulma çabasından vazgeçmeli ve onurlu bir biçimde istifa etmelidir.

Sonuç olarak, SGK’nın kamuoyunda büyük bir 'yolsuzluk' ihtimali algısı yaratarak Danıştay’ın verdiği kararı uygulamama ısrarından vazgeçmesi ve çarpıtmalara başvurma politikasını terk etmesi gerekmektedir. SGK kendi hukuk dışı davranışını haklı çıkarmaya çalışmakla uğraşmak yerine, asıl meslektaşlarımızı ve hastalarımızı sürekli mağdur eden Medula Reçete Provizyon Sistemi’ni bir an önce işler hale getirmek için çaba göstermelidir.

SGK’yı, 17 Ocak 2011 tarihinde kuruma ihtaren de bildirdiğimiz üzere, Danıştay’ın G2D’li ürünlerin ödenmesiyle ilgili kararını gerçekdışı mazeretler uydurmak yerine derhal uygulamaya davet ediyoruz.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim