• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul : 22 °C
  • Ankara : 22 °C
  • İzmir : 24 °C

Şişli Etfal Hastanesi 1. Üroloji Kliniği

Şişli Etfal Hastanesi 1. Üroloji Kliniği
İ.Ü.İstanbul Tıp Fakültesi’nden 1971 yılında mezun olan Prof. Dr. Erbil Ergenekon , A.Ü.Tıp Fakültesinde 1977 yılında üroloji uzmanı , 1982 yılında doçent, 1988 yılında Profesör oldu.



Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1. Üroloji Klinik Şefi olarak yaklaşık 17 senedir görev yapan Prof. Dr. Erbil Ergenekonaynı hastanede iki kez başhekimlik yaptı. 10 seneye yakın bir süre Türk Üroloji Derneği yönetim kurulu üyesi ve başkan yardımcısı olarak çalışan Prof. Dr. Erbil Ergenekon SAĞLIĞINSESİ ’nin sorularını yanıtladı:

Kliniğiniz ne zaman, kimin tarafından kuruldu?
Yüzyedi yıllık bir geçmişi olan hastanemizde üroloji kliniği ilk olarak 1950 yılında bevliye servisi olarak kurulmuştur. İlk Klinik Şefi Dr. Behçet Sabit Erduran’dır. Daha sonra Dr. Hüseyin Feyzullah Taner, Dr. İsmail Hakkı Kuyulu, Dr. Mehmet Ragıp Şen, Dr. İsmet Gürpınar klinik şefliklerinde bulunmuşlardır.

Kliniğinizin kadrosu hakkında da bilgi verir misiz?
Halen kliniğimizde bir şef muavini Dr.Ayhan Dalkılıç, üç başasistan Dr.Soner Güney, Dr. Cem Sönmez, Dr.Serdar Arısan ve 8 asistan mevcuttur. Şu anki sayıyla asistan sayımız yeterli olmasına rağmen çok kısa süre içersinde iki asistanımız uzman olarak ayrılacaktır.

Hemşire, yardımcı personel sayısı yeterli mi? Ne kadar kişiye daha gereksiniminiz var? Bu açığı nasıl kapatıyorsunuz? Hizmette bir aksama oluyor mu?
Kliniğimizde 6 hemşire vardiya usulü ile görev yapmaktadır. Yaklaşık ayda 110 hastanın yatıp taburcu olduğu 80 hastanın opere olduğu kliniğimizde hemşire sayısı yetersizdir. Personel olarak da 6 personel gece ve gündüz hizmet görmektedir. Sayıları yetersizdir. En az 2 hemşire ve 3 personele daha ihtiyaç vardır. Açığı, daha uzun nöbetler koyarak ve izinlerini ona göre ayarlayarak kapatmaya çalışıyoruz.

Gündüz vardiyasında 1 kadın 1 erkek personel hizmet veriyor. Bunun doğal sonucu olarak aksamalar oluyor tabiki. Üroloji bilim dalı olarak uygulamaların çoğunluğunu endoürolojik girişimler oluşturuyor. Ayrıca gerek kullandığımız aletlerin bakımında ve takibinde gerekse de yaptığımız uygulamalarda yardımcı personele ve teknik personele ihtiyacımız vardır.

Yıllık poliklinik sayısınız nedir?
Yıllık poliklinik sayımız 26.000 civarındadır

Yatak sayınız ne kadar, yeterli mi?
Kliniğimizde aktif olarak kullandığımız 24 yatağımız mevcuttur. Sıkışıklık durumunda 3 yatak daha ilave edebiliyoruz. Cerrahi bir klinik olduğumuz için yatak doluluk oranından ziyade hastaların rotasyonlarının önemli olduğuna inanıyorum. Sık rotasyon ameliyathane kullanımı ile direkt bağlantılı bir işlemdir.

 Hastanemiz inşa edilirken 700 yatak kapasitesine göre yapılmış olmasına rağmen zaman içersinde açılan yeni klinikler ve ilave bölümler ile bu sayı artmış durumdadır. Maalesef hastanemizin fizik şartları nedeni ile ameliyathane sayısı gerekli ihtiyaç doğrultusunda arttırılamamıştır. Bu da hastaların hızlı rotasyonunu (yatış ve çıkış) engellemektedir.

Kliniğinizin yıllık bilimsel yayın sayısı(yurt içi ve dışı) ortalama ne kadar? Yıllara göre azalıyor mu, artıyor mu, hedefiniz nedir?
Kliniğimizin bu seneki bilimsel yayın sayısı ortalama olarak yabancı dergilerde yayınlanmış 7 araştırma makalesi, yerli dergilerde yayınlanmış araştırma on makalesi, yabancı kongrelerde üç sunum, yerli kongrelerde 5 sözlü sunum, 10 poster sunumu kadardır. Yıllık bilimsel yayın sayımız her geçen yıl artmaktadır.

Kliniğimizde şeflik yaptığım süre içersinde, 3 doçent, üç klinik şefi, bir profesör ve onlarca uzman yetişmiştir. Hedefimiz kliniğimizdeki tüm başasistan ve şef muavinlerinin doçentlik kariyerlerini tamamlamaları, kliniğimizi yurt içi ve yurt içinde temsil edecek bilimsel çalışmaları yapmalarıdır.

Kongre, sempozyum düzenliyor musunuz? Adı ne, ne zamanlar oluyor, katılım sayısı ortalama ne kadarı bulunuyor?.Siz, diğer öğretim üyesi ve asistanlar düzenlenen yurt içi ve dışı kongrelere katılabiliyor musunuz?

“ASİSTANLARIMIZDAN YÜKSEK TEMPOYA UYUM BEKLİYORUZ”

Oniki seneye yakın Türk Üroloji Derneği Yönetim Kurulunda çalıştığım süre içersinde ulusal ve uluslar arası kongrelerin ve sempozyumların düzenlenmesinde yer aldım. Tüm klinik çalışanları yurt içi ve yurt dışı kongrelerde klinik çalışmamızı aksatmayacak rotasyonlar yapacak şekilde gerek bildiri gerek poster sunusu gerekse dinleyici olarak katılıyoruz.

Kliniğinizi seçecek asistanlardan beklenti ve önerileriniz nedir?
Kliniğimizi seçecek asistanlardan beklentilerimiz bilimsel düşünce, yabancı dil bilgisi ile kliniğimizi yurt dışında temsil edebilecek özelliklere sahip olmaları, vizyonları ile kliniğimizde tedavi hizmetlerinin ve bilimsel seviyenin gelişmesine katkı sağlayabilecek ve aynı zamanda yoğun hasta akışının neden olduğu yüksek tempoyu yakalayabilecek düzeyde olmalarıdır.

Kliniğinizin tıbbi araç- gereç durumu nasıl? İhtiyacı karşılıyor mu? İhtiyaç duyduğunuz tıbbi araç- gereçler var mı, neler, bunların maliyeti nedir, nasıl almayı düşünüyorsunuz? 
Üroloji tıpta yüksek teknolojinin en çok kullanıldığı branşlardan biridir. Kliniğimiz de endourolojik disiplinlerin yoğun olarak uygulandığı bir merkezdir. Bu özellikleri nedeniyle Türkiye şartları ile karşılaştırıldığında oldukça yüksek teknolojik aletlere sahip kliniklerden biridir. Ancak tıbbi teknolojilerdeki baş döndürücü gelişmelere ayak uydurabilmek büyük maddi kaynaklar gerektirmektedir.

 Bu nedenle endourolojik tanı ve taş kırma kırma tedavisinde kullanılan flexible üreteroskop, holminyum laser, prostat hipertrofisi tedavisinde kullanılan KTP Laser gibi eksik cihazlarımız mevcuttur.

“MESLEĞE OLAN EĞİLİM AZALIYOR”

Tıp mesleğinin geçmişten günümüze durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz, cazibe devam ediyor mu, azalıyor mu neden? Sizce öğrenciler, asistanlar geleceklerinden umutlu mu, kaygılı mı? Neden? Sizce çözüm nedir? Tıp Fakültelerindeki eğitim yeterli mi, neler yapılmalı? 
Sağlığa ve eğitime bütçeden ayrılan payın yetersizliği, gelişen teknoloji karşısında tıp fakülteleri ve eğitim hastanelerini zor durumda bırakmakta, çalışma şartlarının, maddi imkanların azalması bu mesleğe olan eğilimi gün geçtikçe azaltmaktadır.

Mecburi hizmet, maaşlardaki yetersizlik ve çalışma şartlarındaki zorluklar tıp eğitimi alan ve uzmanlık eğitiminde bulunan hekimlerin geleceğe daha karamsar bakmalarına neden olmaktadır. Eğitimin durağan olmayan ve sürekli devam ettiği hekimlik mesleğinde zorunluluklar yerine özendirici tedbirlerin sunulması sanıyorum bu mesleğin geleceğe daha kaliteli hazırlanmasını sağlayacaktır.

Öte yandan tıp fakültelerinde eğitimin didaktik olmaktan çok öğrencileri araştırmaya özendirecek, interaktif nitelikte olmasının daha kaliteli hekimlerin yetişmesine yardım edeceğine inanıyorum.

"HEKİMLERİN GELİRİ DÜŞÜK”

Ekonomik güçlükler hekimin yaşamını, başarısını sizce etkiler mi, nasıl? Hekim nasıl bir ortamda, hangi şartlarda çalışırsa sizce, mutlu, gelecek kaygısı taşımadan, başarılı ve üretken olur?
Hekim, hastasına en doğru ve güncel tedavileri uygulayabilecek bilimsel yeterliliğe sahip olma gerekliliğinin yanında aynı zamanda O’na ihtiyacı olan şevkat ve ilgiyi de verebilecek iletişim yeteneğinde olmak durumundadır. Bu nedenle, öncelikle hekim psikolojisinin bu üretkenliğe ve sevecenliğe olanak sağlayacak iyilikte olması gerekmektedir. Öte yandan tıbbi literatürdeki yoğun bilgi akışını takip ederek güncel bilgilerle donanmak zorunda olan hekimlerin maddi durumlarının buna ne derecede izin verdiği hepimizce malumdur.

Maalesef halen ülkemiz hekimlerinin maddi düzeyi mesleki gelişime olanak sağlayacak dergi, kitap, yurt dışı ve yurt içi kongrelerin katılım maliyetlerini karşılayabilmekten uzaktır.

“DÖNER SERMAYE ÖDEMELERİNDE REHABİLİTASYON GEREKLİ”

Döner sermayeden anabilim dalınıza ayrılan pay ne kadar, bu oran, miktar sizce yeterli mi? Ne olmalı? Motivasyonda bu payın yeterli olduğuna inanıyor musunuz?
Son yıllarda hekimlerin döner sermaye paylarında önemli miktarda artış sağlanması memnuniyet vericidir. Buna paralel olarak bölümümüze ayrılan döner sermaye payları da son yıllarda artmıştır. Ancak döner sermaye ödemeleri maalesef halen düzenli bir hale gelememiştir. Bazı ödemelerin 3-4 aya varan gecikmesi özellikle mesleğe yeni başlayan asistan hekimleri mağdur etmektedir.

Buna ek olarak döner sermaye ödemelerinde sağlık kurumları arasında bazı dengesizlikler olduğu gibi aynı kurum içinde bile bazı dengesiz dağılımlara rastlanılabilmektedir. Özellikle ceza kanunumuzdaki son değişikliklerle artan hasta yükü ile yüksek risk altında çalışan cerrahi branşlarla karşılaştırıldığında sadece yüksek sayıda poliklinik hizmeti vererek daha yüksek döner sermaye payı hak eden branşlara rastlanılabilmesi sistemde bazı rehabilitasyonların gerekliliğini düşündürmektedir.

Türk Tıbbının ve Tıp Fakültelerinin, hekimliğin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Tıp ülkemizde en ileri bilim dallarından biridir. Halen dünyada kullanılan en ileri tıbbi ve cerrahi teknikler ülkemizdeki bir çok klinikte başarı ile uygulanmaktadır. Bir çok ileri Avrupa ülkesi ve ABD’de çok daha yüksek maliyetler ile yapılan bazı ameliyat ve tedavi hizmetleri kliniğimizde de uygulanmaktadır. Üniversite ve Araştırma Hastanelerinde bir çok değerli hekim ve asistan arkadaşlarımız bir çok yurt dışı kongre ve Tıbbi organizasyonlarda önemli görevler almakta ve dünya çapında ses getiren çalışmalara imza atmaktadır.

Uzmanlık dalınızın geleceğiniz nasıl görüyorsunuz, ilgi devam ediyor mu edecek mi? Neden?
Üroloji bilim dalı özellikle ileri batı ülkelerinde en hızlı gelişen ve ilgi duyulan bilim dallarından biridir. Bunda hızla gelişen robotik ve endoürolojik yöntemlerin cerrahi girişimlerdeki başarı oranlarını ve hasta memnuniyetini arttırmasının da önemli rolü vardır. Bu özellikleri ile ürolojinin gelişmeye oldukça açık bir branş olduğunu düşünüyorum.

Sizce iyi bir hekim hangi özellikleri taşımalı?
Modern hekimlik güncel literatür takibine olanak sağlayacak yabancı dil bilgisi ve iletişim teknolojilerine sahip olmayı zorunluluk haline getirmiştir. Aynı zamanda iyi bir hekim dürüst, çalışkan, sorumluluk sahibi, iyi bilgi birikimine sahip ve hekimliği bir yaşam tarzı olarak kabul etmesi gerektiğini düşünüyorum.

Rotasyon ve eğitim programınız nasıl? Ders müfredatı sizce yeterli mi, eksiklik var mı nedir? Sizce hangi konuların de ders olarak tıp fakültelerinde okutulması gerekir neden?
Üroloji eğitimi 6 aylık genel cerrahi, 3 ay nefroloji ve 2 ay anestezi rotasyonunu içermektedir.

Son olarak neler eklemek istersiniz?
Belki aynı camia içinde bulunduğum için böyle düşünüyor olabilirim ama bence ülkemizde tüm branşlarda uygulanan tıp, tüm batı ile başa baş yarışır halde olup eksiğimiz eğitimli ve yeterli sayıda her dalda (bioteknik, mühendislik, ARGE, hasta hizmetleri vs) yardımcı sağlık personelidir.

Zaman ayırdığınız için teşekkürler.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim