• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul : 21 °C
  • Ankara : 22 °C
  • İzmir : 24 °C

Sperm Hakkındaki Yanlış Görüşler…

Sperm Hakkındaki Yanlış Görüşler…
Ülkemizde kadınların ve erkeklerin spermlere karşı oluşturdukları antikorların sebep olabileceği kısırlıklarla ilgili olarak abartılı ve

Ülkemizde kadınların ve erkeklerin spermlere karşı oluşturdukları antikorların sebep olabileceği kısırlıklarla ilgili olarak abartılı ve yanlış bir görüş hakim. Çok sayıda genç kadın kocasının spermine karşı allerjisi olduğunu düşünerek sıkıntıya düşüyor ve tedavi olmuyor. Hatta bir kısmı kortizon tedavisi, cinsel ilişki kısıtlaması ve kocasının beyaz kan hücreleriyle aşılanma tedavilerini görüyor.

Aşı tedavisi bazı düşüklerde de ve tüp bebek başarısızlıklarında kurtarıcı olarak sunuluyor veya hastalar tarafından böyle algılanılıyor.
Kanıta dayalı tıp uygulamalarına göre bu tip tedavileri başarı üzerinde önemli bir katkısı olmadığı biliniyor.

Tüp bebek tedavisi gören çiftlerin diğer bir korkusu da bebeklerinde oluşabilecek anomalilerdir. Yapılan çalışmalarda 3000 üzerinde bebeğin değerlendirilmesinde tüp bebek ve mikroinjeksiyon tekniklerinin kalıtımsal anomali oranın önemli ölçüde arttırmadığını ortaya çıkarmıştır.

Ancak özellikle ileri anne yaşı olan gebeliklerde ve hastanın isteğine göre uygulanacak tanı metotlarıyla çocukların doğum öncesi sağlıklı olup olmadıkları kolay,kesin ve ucuz yöntemlerle bilinebilmektedir.

“Preimplantasyon Genetik Tanı” metodu denilen bir uygulamayla gebelik oluşmadan önce embryolardan tek tek alınan hücre biyopsileriyle ileride çocuk oluşturabilecek hücre topluluklarının genetik bir bozukluk taşıyıp taşımadıkları tespit edilebilmektedir.

Hastalarımız bu metodun her tüp bebek girişiminde uygulanmasının gerekli olmadığını bilmelidirler. Önemli bir maddi külfet getiren ve gebelik oranlarının da azalmaya sebep olan bu girişimlerin ancak bilinen genetik problemleri araştırmak, tekrarlayan düşükleri önlemek gibi özel durumlarda rutin uygulanması kabul edilebilir. Ayrıca bu teknoloji kanunların aksine rutin olarak cinsiyet seçiminde kullanılmamalıdır.

Tüp bebek tedavilerinde tek amaç gebeliğin oluşması değildir. Çocuk ve çocukları canlı ve sağlıklı olarak doğabilme sansını da düşünmek gerekir. Özellikle genç kadınlara fazla sayıda embryo transferi yapılarak gebelik olasılığı arttırılabilir. Ancak bu durumlarda çoğul gebelik şansları da(ikiz,üçüz....) önemli ölçüde arttır maktadır. Çok gebelik oluşması başarı değil başarısızlıktır.

Üçüz ve üzerindeki gebelikler erken doğum, premetüre ve sağlıksız bebek, bebek kaybı olasılıklarının da arttığı ve bu gebeliklerin önlenmesinin gerekliliği de bilinmelidir. Çocuk sayısını azaltmak için yapılan müdahalelerde ayrı riskler getirmektedir. Kısırlık sonrası oluşan gebelikler özel takip ve ihtimam istemektedir.

Amaç sağlıklı ve canlı bir çocuk olduğu için gebelik takibinde anne ve çocuğa ait problemlerin önceden tanınması,önlenmesi ve tedavileri önem arz eder.

Tüp bebek tedavisi dinimizce yasaklanmamıştır. Ülkemiz kanunlarına ve İslam dinine göre başka kişilere ait sperm ve yumurtaların kullanılması yasaktır.Bu sınırları zorlayarak herhangi bir girişimde bulunulması sonradan tamir edilemeyecek problemler doğurabilir.

Sperm ve yumurta bankaları,taşıyıcı annelik vb. kavramları yersiz ve zamansız tartışmaya açmak uzun sürede bu hizmetten yararlanacak kişilere zarar verebilir.

Yazan:Prof. Dr. Timur GÜRGAN
Hacettepe Tıp Fakültesi Kadın-Doğum AD

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim