• BIST 96.455
  • Altın 222,078
  • Dolar 5,6626
  • Euro 6,5275
  • İstanbul : 18 °C
  • Ankara : 18 °C
  • İzmir : 20 °C

SSK HASTANELERİNİN SAĞLIK BAKANLIĞI’NA DEVRİ DOĞRU MUDUR?

Celal Yıldırım



Türk Dişhekimleri Birliği ve Dişhekimleri Odaları olgulara bakışını hiç bir zaman iktidardaki partilere göre belirlememiştir. Kendi ilkeleri ve doğruları üzerinde tavrını koymuş ve gerektiğinde yaklaşımlarını her zaman sorgulamıştır.
SSK Hastanelerinin Sağlık Bakanlığına devredilmesi kararı ilkesel olarak doğrudur. Burada önemli olan; SSK hastanelerinin veya başka bir sağlık kurumunun hangi kuruma devredilmesi değil; önemli olan sağlık hizmetlerindeki çok başlılığın nasıl ortadan kaldırılacağıdır.

Hiçbir gelişmiş ve çağdaş ülke sağlık hizmetlerinde, ülkemizdeki gibi çok başlılık yoktur. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı, SKK, Belediyeler, bazı bakanlıklar (Milli Eğitim Bakanlığı,Ulaştırma Bakanlığı v.b), KİT lerin sağlık kuruluşları, Askeri hastaneler v.d gibi kamu sağlık kurumları ayrı örgütlenmeler ile sağlık hizmeti vermektedirler.
Neredeyse her resmi yapı; kendi mensuplarına yönelik sağlık hizmeti vermek için sağlık kurumu açmaya başladı.

KURUMLAR ARASI KOORDİNASYON YOK

Bu kurumların hiç bir şekilde birbirleri ile bir koordinasyonu bulunmamaktadır. Örneğin; devlet hastanelerinde bir alanda bir kaç uzman hekim bulunurken hemen yakınındaki SSK?nın hastanelerinde o alanda hiç bir hekim bulunmamaktadır. Bu örnekler diğer sağlık meslek grupları için de geçerlidir.

Çok başlılığın hizmet alanlar arasında farklılık yarattığı da ortadadır. Verilere göre Emekli Sandığı mensuplarının sağlık harcamaları SSK mensuplarından yaklaşık 6 kat daha fazladır. Benzer durum Bağ Kur Üyeleri içinde geçerlidir. Bu durum; sağlık hizmetlerinin herkese eşit ve ulaşılabilir olması ilkesine de aykırıdır.

Çok başlılığın gereksiz harcamalara neden olduğu da herkes tarafından bilinmektedir. Devlet ve SSK hastanelerinin doluluk oranları ile polikliniklerdeki hasta yoğunlukları bunun örneklerini oluşturmaktadır.

SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı?na devrinin ilkesel olarak doğru olması ile bunun nasıl gerçekleştirileceği ve ardından hükümetin politik olarak neyi amaçladığı konuları birbirine karıştırılmamalıdır.

SSK hastaneleri ve SSK?nın diğer birikimlerinin nasıl değerlendirileceği bir sorudur. Bu sorunun cevabı bizim açımızdan net ve açıktır. SSK hastanelerini birikimleri ile yaratan; işçi ve işveren kuruluşları bu süreçte söz ve karar mekanizmaları içerisinde yer almalıdır.
Ayrıca oluşacak yeni yapıda mutlaka ama mutlaka hizmet sunucularının, hizmet alanların temsilcileri olan meslek kuruluşları, sendikalar ve diğer ilgili sivil toplum örgütlerinin yetkilileri de yer almalıdır.
AKP iktidarının ve başka bir iktidarın sağlık hizmetlerini özelleştirme girişimleri hiç bir zaman kabul edilemez. Sağlık hizmetlerinin ticari bir meta anlayışına göre organize edilmesi; var olan sağlık sorunlarını çözmenin ötesinde sağlık hizmetlerinin maliyetini daha da arttırarak işin içerisinden çıkılmaz hale getirecektir.
Bu anlam da sağlık hizmetleri tüm yurttaşlara eşit, ulaşılabilir bir şekilde verilebilmesi için yeni bir organizasyon yapılmalı ve devlet bu yapılanma için gerekli olan kaynağı olanaklarının son noktasına kadar kullanmalıdır.


Bu yazı toplam 2182 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim