• BIST 98.943
  • Altın 228,427
  • Dolar 5,7809
  • Euro 6,6888
  • İstanbul : 21 °C
  • Ankara : 22 °C
  • İzmir : 23 °C

Tam Gün Yasası Doğu’da Çalışan Sağlıkçıları Nasıl Etkileyecek?

Ercan Kırımi

Bilindiği gibi Sağlık Bakanlığı tam gün yasasını meclise sevketti ve bununla birlikte tartışmalar da başladı. Her kesim kendi yönünden yasaya yaklaşımda bulunmakta ve yorumlar yapılmakta. Tasarı meclise verildiğinden ve taslak metni ortaya çıktığından beri bölgemizdeki (Van, Muş, Bitlis, Ağrı, Hakkari) yansımalarını gözleme fırsatını bulduk.

Öncelikle 1. basamak kamu hizmeti veren meslektaşlarımızın konumuna baktığımızda %90’ından fazlasının mecburi hizmetle bulunduğu yerde olduklarından dolayı, bu yasanın ilk anda onlarda bir değişiklik meydana getirmediğini görüyoruz. Bu meslektaşlarımızın mecburi hizmet sonrası tayin sorunu en önmeli problemi olarak halen durmakta ve yasa ile bir değişiklik olmamakta.

Kamuda 2. basamakta çalışan meslektaşlarımızı irdelediğimizde ise %86’sının zaten tam gün çalıştığı bölgemizde %14 hekim meslektaşımız (yaklaşık 30 kişi) karar vermek zorunda kalacak. Edindiğimiz bilgilere göre muayenehanesi olan bu meslektaşlarımızın da çoğunun kamuda kalmayı yani tam günü seçeceğini tahmin etmekteyiz. Diğer az bir kısmı ise özellikle emekliliğine az kalmış hekimlerimiz muayenehanede kalmayı veya özel bir hastaneye geçmeyi düşünüyorlar.

Bölgemizde özel sağlık kurumları çok fazla değil ve bu kurumların yöneticileri de yine kendileri açısından çok fazla değişiklik beklemediklerini ifade ediyorlar. Hatta kamudan istifa edecek bir miktar hekimle anlaşmak istediklerini bildirdiler. Ama bu kadar hekim sayısının da sektörü pek etkilemeyeceği gözükmekte. Doğuda özel sektör batıdakilere göre daha dezavantajlı, çünkü sağlık personeli bulmak zor ve ücretleri de oldukça yüksek. Buna rağmen SGK’nın ödemeleri tüm bölgelerde aynı. Özel sektör üniversitedeki bazı öğretim üyelerinden yarım zamanlı da olsa yararlanmak istiyordu ama bu yasa ile bunun önü kesilmiş olacak. Sonuç olarak özel sektörde de belirgin değişiklik beklenmiyor.

Tam gün yasasına bölgemizin üniversitesi Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi cephesinden bakıldığında ise yine çok fazla değişecek bir durum gözükmüyor. Çünkü üniversitedeki meslektaşlarımızın da hepsi tam gün statüsünde çalışıyor. Çünkü üniversitede genç bir jenerasyon var, profesör sayısı da az. Buna karşın yasaya karşı en ciddi eleştirileri de üniversitedeki öğretim üyeleri yapıyorlar. Başlıca eleştiriler şu başlıklar altında toplanıyor:

1.       Yasa hekimlerin özlük haklarına hala bir iyileşme getirmiyor. Maaşlarımız maalesef diğer meslek gruplarına göre düşük kalmaya devam ediyor. Emekliliğe yansıyacak net maaşımız düşük olduğundan hekimler emekli olduğunda geçinecek bir gelire sahip olamayacak.

2.       Yasa ile üniversitedeki meslektaşlarımızın gelirlerinde bir artış meydana gelmiyor ve gelirler de daha çok döner sermaye ve performans üzerine biçimlendiriliyor. Fakat bölgemizdeki üniversitemiz bu haliyle bile döner sermaye ve performans ödemekte de zorluk çektiğine göre yasa çıktıktan sonra nasıl ödenecek merak ediyoruz doğrusu?

3.       Öğretim üyelerine özel muayene yasağı getirilmesi ise üniversitede en çok tepki çeken konu olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü ödeme zorluğu içindeki üniveristemizde de, döner sermaye için özel muayene sıcak para anlamına geliyor. Yöneticiler bu gelirin üniversiteyi bir nebze olsun rahatlattığını ifade ediyorlar. Geliri olan hasta için ise işlerinin kolayca ve kaliteli biçimde görülmesi anlamına geliyor. Özel muayenenin kaldırılacak olması bazı öğretim üyelerini mutsuz edecek gibi gözüküyor, ama bu meslektaşlarımızın da üniversiteden ayrılacaklarını sanmıyoruz.

Tam gün yasası ile bazı kamu ve üniversite hastanelerinin entegre edilebilecek olması bölgemiz için çok olumlu gözükmekte. Hatta bizler önceki yazılarımızda ve uyarılarımızda bu meselenin çözümlenmesini istemiştik. Şimdi yasanın bu halini görmek bizleri memnun etti. Bölgemizde bazı kamu hastaneleri altyapı yönünden çok yeterli hale geldi. Örneğin bölge ihtisas hastanemizde son model kardiyoloji cihazları ve ameliyathanesi varken bu hastaneyi işletecek hekim bulunamıyor. Tam tersine üniversite hastanesinde ise ekonomik güçlükten dolayı yeterli donanım olmamasına rağmen asistanlarıyla, öğretim üyeleriyle beraber yeterli sayıda hekim bulunmakta. Entegrasyon ile bu iki klinik birbirlerini tamamlayacak. Yine benzer örneği doğumevi yenidoğan ünitesi ile üniversite yenidoğan servisi arasında verebiliriz. Doğumevi yenidoğan ünitesinde 45 küvöz, 10 solunum cihazı ve diğer cihazlar varken yenidoğan uzmanı bulunmamakta. Halbuki üniversite hastanesinde ise dört yenidoğan uzmanı varken yalnızca 8 küvöz ve 5-6 solunum cihazı bulunmakta. Bu tezat yine entegrasyon ile çözümlenebilir.

Sonuç olarak tam gün yasasının bölgemize etkilerini sınırlı olacağını tahmin etmekteyiz. Yasanın bazı değişikliklerle yürürlüğe girmesi daha olumlu olabilir.

Bu yazı toplam 1271 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim