• BIST 97.454
  • Altın 221,749
  • Dolar 5,6039
  • Euro 6,4186
  • İstanbul : 19 °C
  • Ankara : 14 °C
  • İzmir : 17 °C

Tekrar Deontoloji ve Hasta İlişkileri Dersi Okumalıyız

Ercan Kırımi

Ülkemizde Tıp eğitiminin arada sırada hem kendi aramızda hem de medyada sorgulandığına şahit oluyoruz. Bunun en büyük nedenlerinden birisi de hekimlerin hem kendi aralarındaki ilişkilerinde hem de halk, hasta ile ilişkilerinde sorunlar yaşıyor olması. Gitgide toplumda hor görülen ve istenmeyen insanlar haline gelmeye başladık. Hastanelerin hasta hakları birimleri ve SABİM hattına olduğu kadar 112 Acil numaralara bizlerle ilgili o kadar çok ağır ithamlar yapılıyor ki hayret etmemek mümkün değil. Acil 112’de çalışan arkadaşımız gelen telefonların bir kısmının hekimlere yönelik hakaret ve küfür amacıyla arandığını söylüyorlar. Gittikçe medyada da hep kötü olaylarla anılıyoruz. Bugünlerde medyada yer alan vergi haberlerinde doktorların nasıl vergi kaçırdığından, bir memur veya işçinin dahi bizlerden çok daha fazla vergi ödediğinden bahsediliyor. Haberin ilgisini artırmak için –doktorlar bile böyle yapıyor ... diye başlıyorlar.

Gerçekten bu ithamlar doğru mu diye araştırıldığında bizler Tabipler Odasında çalışan, meslektaşlarımıza yakın olmaya çalışan hekim grubu olarak olayları tarafsız gözle incelediğimizde gerçekten de bazı ithamların doğru olduğunu gözlemliyoruz. Maalesef hastalarını tam bir müşteri olarak, parası alınacak zavallı birisi olarak gören ve bunu alışkanlık haline getiren meslektaşlara rastlıyoruz. Hastasını yatırıp da özen göstermeyen, komplikasyon meydana geldiğinde bunu hastasına dahi anlatmayan hekimlere rastlıyoruz. Çok şükür ki sayıları şimdilik çok az, fakat eğer önlem alınmazsa diğer meslektaşlarımızı da etkileyebilirler. Tam gün yasası ile muayenelerin kapanacak olması bu tutum ve davranışları azaltabilir diye düşünürken bu sefer de özel kurumlardan suistimal vakaları belirmeye başladı. Hastane patronu cirosu yetersiz diye meslektaşlarımıza baskı yapıp gereksiz teşhis ve tedavilere neden olabilmekteler. Özel bir kurumda yatırılıp gereksiz bir sürü işleme muhatap olup sonuçta enkaz halde üniversiteye sevk edilen ve faturasının 90 bin TL olduğu öğrenilen prematüre bebeklere rastlıyoruz.

Tüm bunların yanında asıl problemimiz bizlerin birbirimizi suçlaması ve çamur atması olarak karşımıza çıkıyor. Eskiden çok nadir olan ve ayıplanan bu durum şimdi artık sıradan ve sık rastlanan olmaya başladı. Hastaların kolayca hekime ulaşabilmesi ve hekim seçme özgürlüğü kazanmasıyla hekimler arası ilişkilerin de gitgide bozulmaya başladığını müşahade ediyor ve üzülüyoruz. Meslektaşının yazdığı reçeteyi hasta gözü önünde buruşturup atan ve yeniden benzer ilaçları yazanlar, bu ameliyat yapılmamalıydı sizi sakat bırakmış gibi ağır ithamda bulunanlar gırla gidiyor. Tabip odaları da bu olayların arasında eziliyor. Bizler Tabip Odaları yetkilileri aslında hiçbir hekime ceza vermek, yaptırımda bulunmak istemiyoruz. Ama ne yazık ki son yıllarda bu tip durumlara çok sık karşılaşıyoruz. Bir hekim özel bir kurumdaki yoğun bakım hastasını ziyaret etmek istediğinde hem içeriye alınmadığı gibi bilgi alabilmek için dahi meslektaşını tam 40 dk. beklemiş ve sonra bilgi alamadan dönmüş. Odamıza şikayet olarak yansıdığında ne yapacağımızı kara kara düşünüyoruz. Neden, niçin, nasıl derken sonuçta bir sürü doktor da incinerek çıkıyor olayın içinden.

Tıp eğitimimize baktığımızda deontoloji derslerinin birçok üniversitede (benim üniversitem de dahil) ihmal edildiğini, geçiştirildiğini görüyoruz. Halbuki şimdi anlıyoruz ki en önemli derslerden biri deontoloji dersleriymiş. Hekimler olarak bizlerin yeniden bu eğitimi almamız gerektiğine inanıyorum. Bunun da en uygun yerinin tüm hekimleri tarafsızca kucaklayan Tabip Odaları olacaktır. Bu yüzden Tabip Odalarımızın siyasetten ve ideolojiden uzak, yalnızca meslektaşlarımızın sorunlarıyla ilgelenen gönüllü kuruluşlar haline gelmesini diliyorum. Haziran sonunda Ankara'da yapılacak TTB genel konsey seçimlerinin bu duygularla tüm meslektaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum.

Bu yazı toplam 1026 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim