• BIST 93.469
  • Altın 228,500
  • Dolar 5,7332
  • Euro 6,5830
  • İstanbul : 16 °C
  • Ankara : 10 °C
  • İzmir : 16 °C

Tıbbiyeli

Faik Çelik



Boş zamanlarımda sahafları dolaşmaktan büyük keyif alırım. Oralarda sadece kitaplar yoktur, tarih vardır, bilgi vardır, anılar vardır. O kitaplar kim bilir hangi evin veya köşkün raflarında okunmayı beklerken hangi olaylara tanıklık etmiştir; hüznü, sevinci, kadirbilirliği, vefasızlığı, aşkı, nefreti, sırları, dedikoduları, insanlığı veya barbarlığı yaşamış, görmüş, duymuş, seyretmiştir.

Bu kitaplar bazen şanslıdırlar, sahiplerince gözü gibi bakılırlar, sahiplerinin ölümü halinde emin ellere teslim edilirler veya daha şanslı olanlar kitap kurtları veya kolleksiyonerlerin eline geçerler, daha da şanslı olanlar ise bir büyük kütüphaneye bağışlanarak yeni yuvalarına kavuşurlar.

Bir kısmı böyle şanslı değildir, bir çuvala atılır-tıkılırlar ve satılmak üzere eskiciye verilirler. Bunlar arasından görece şanslı olanlar ise sahaflara ulaşırlar ve kitap severlerle tekrar buluşma şansı yakalarlar.


İşte bu şansı bulan bir kitap elimde. Adı ?Tıbbiyeli?, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Talebe Cemiyeti?nin Neşter Yayınları No:1 tarafından yayınlanmış, yazarı Prof. Dr. Emin Faik Üstün. Basım yılı 1964, yani çok eski değil, 44-45 senelik bir kitap. Girişinde büyük tıp insanı Akil Muhtar Özden?in bir sözü var ?gençleri tenkid etmek kolaydır;ama hangimiz onlara yetkin (kamil) bir insan örneği verebildik?? diyor Akil Muhtar.

Kitaptaki yazılar 1950-1964 yılları arasında yazılmışlar çoğu Ankara Tıp ?14 Mart? dergilerinde yayınlanmış. Yazar girişte yazıların ?iyi hekim? olmak için önce ?iyi insan ve uygar insan olmanın gerektiğine inanan, insanları seven, ulusunu seven bir yürekle, gerçek tıbbiyelinin ne olduğunu öğrenmek isteyen, öğrenmeye çalıştıkça heyecan duyan, heyecanı artan bir yürekle? yazıldığını vurgulamaktadır.

Emin Faik Üstün ?tıbbiyeli?yi şöyle tanımlamaktadır kısaca: ?tıbbiyeli olmak için ne tıp öğrencisi ne de hekim olmak yeter, tıbbiyeliyim diyebilmek, ancak, tıbbiyeli ruhunun ne olduğunu öğrenmek onu yüreğine sindirmekle mümkündür?.

Tıbbiyelinin kendisini adadığı mesleğine yeni ve iyi şeyler katma heyecanı ile yandığını, dar kafalı, tek yönlü değil, geniş kültürlü ve çok yönlü insan olduğunu, kurucu, yaşatıcı, ilerleyici, ilerletici ülkü sahibi, güvenilir gerçek aydın olduğunu vurgulayan Emin F. Üstün, bu insanların mesleğinin ve meslekdaşlarının sorunlarını, kendisinin de sorunları diye benimsediğini, insanlarla ve toplumla bağlantısının sürekli olduğunu yazmaktadır.

Hele şu saptaması insanı gerçekten düşüncelere sevk ediyor: ?Tıbbiyeliye Hocası erdemlik örneğidir. Mesleğinin anahtarını onun elinden aldığını unutmaz. Hoca kutsaldır?.

Kitap içindeki bazı bölümler, ?hekim ve hekimlik hakkında?, ?batılı olmak?, ?insan ve karakter?, bilimsel görüş ve dar kafa?, okul ve okuma aşkı?, ?Atatürk?ün ülküleri?, ?hekim andı?. Günümüz için geçerli olan çok değerli düşünceleri içeren bu kitabı okuyunca şöyle bir arkama yaslandım ve düşündüm.

Rahmetli Hocamız Ord. Prof. Dr. Sadi Irmak bizlere fizyoloji dersi verirken aslında ?tıbbiyelilik? dersi veriyordu, Helmotz?dan, Harwey?den bahsederken Leonardo da Vinci?ye gönderme yapar, Seneca?dan Montaigne?den alıntılar yapardı.

Ama hiçbirimiz hocanın bu ders tarzından rahatsız olmaz, aksine çok hoşlanır ama doğrusu neden tıp dışı bilgiler, paramedikal bilgiler verdiğini de sorgulamazdık.

Acaba Sadi Irmak gibi ?Tıbbiyeliye Hocası erdemlik örneğidir? denilen hocalar hala var mı, varsa sesleri neden çıkmıyor? Hekimliğin, hekimlik sanatının felsefesini günümüzde kaç hocamız yazmak ister, yazmaya cesaret eder?


Sağlıklı yaşam ve beslenme kitapları yazmak, TUS sorularını derlemek ve yayınlamak, ya da öğrenciye sınavlara hazırlanması için komprime bilgiler sunan 10-15 kişinin emeğini toparlayıp kitap haline getirmek daha kolayken neden kafasını para getirmeyecek böyle hümanist, felsefi, sosyolojik, etik sorgulamalarla yorsun günümüz hocaları?
Aslında onlara da çok haksızlık etmek istemiyorum, çünkü Oktay Akbal?ın kitap isminde olduğu gibi ?önce ekmekler bozuldu?...

(BU YAZI SAĞLIĞINSESİ GAZETESİ' NİN ARALIK 2008 TARİHLİ ÜÇÜNCÜ SAYISINDA YAYINLANMIŞTIR)


Bu yazı toplam 2252 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim