• BIST 104.123
  • Altın 145,809
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul : 17 °C
  • Ankara : 12 °C
  • İzmir : 13 °C

TTB PandemİK’ten A H1N1v Değerlendirmesi

 TTB PandemİK’ten  A H1N1v Değerlendirmesi
TTB Pandemik İnfluenza A H1N1v Bilimsel Danışma ve İzleme Kurulu (TTB-PandemİK)bugün İstanbul'da değerlendirme toplantısı yaptı sonrasında basın toplantısı düzenledi.

 

 

 

Basın toplantısında "pandemi ile ilgili gerçekler ve süreç yönetimi"ne ilişkin tespitler aktarıldı. TTB PandemİK, Sağlık Bakanlığı'nın sağlıklı verileri düzenli ve değerlendirmeye açık bir biçimde kamuoyuna sunmaktan kaçındığına ve hastalığın ülkemizdeki epidemiyolojik durumu ile ilgili yeterli bilimsel veri sunmadığına dikkat çekti. 

 

"H1N1 virüsü yeni bir virüs müydü

Evet, tüm dünyada hızlı bir salgına dönüşen 'domuz gribi virüsü', bilimsel adıyla 'Pandemik H1N1/09' yeni bir virüstür. Bu virüs, 3 farklı canlı türünde (insan, kuş ve domuz) görülen influenza (grip) virüslerinin harmanlanması ile ortaya çıkmıştır. Özetle, toplumun daha önce karşılaşmadığı ve bu nedenle duyarlı olduğu yeni bir virüsten söz edilmektedir.

Pandemik grip gereğinden fazla önemsenmiş hafif bir enfeksiyon mudur?

Hayır; 'pandemi' tanımı gereği küresel düzeyde önemli bir sağlık sorunudur; önemi ölçüsünde ele alınmıştır. Salgının şu an için hafif seyretmesi sorunun temel niteliğini ve önemini değiştirmez.

Pandeminin küçümsenmesinin en tehlikeli sonucu, bundan sonra gelecek olan aynı veya başka bir virüs dalgası sırasında, kitlelerin uyarılmasında ve gerekli önlemlerin alınmasında ciddi güçlükler yaşanabilmesi olasılığıdır.

Gereksiz bir endişe ortamı mı yaratıldı?

Harcanan tüm bu çabalar bundan çok daha kötü bir senaryoyu göğüsleyebilmek için gösterilmiştir. Dünyamız bugün sadece bizim için değil, mikroplar için de küçülmüştür. Yaygın seyahat olanakları, bir bölgede lokalize olan mikropların hızla yaygınlaşmasına yol açabilmektedir. Sadece son dönemde gündemimize giren SARS ve kuş gribi gibi çok ciddi tehditleri anımsamak bile yeterli olabilir.

Kısaca bu sorunun yanıtı ‘Hayır’dır. İlkesel olarak gereksiz bir endişe yaratılmamıştır. Yaşadığımız süreç aslında yukarda kısaca özetlediğimiz duyarlığın ve buna göre alınan önlemlerin bir ürünü olarak görülmelidir. Bunu umut verici olarak kabul edebiliriz.

Beklenen tehlike atlatıldı mı?

Pandemik grip dünyada şu an için etkisini yitirmiş gibi görünse de, grip pandemilerinin doğası bunun böylece atlatılmış sayılamayacağını göstermektedir. Kuzey bahar ve yaz dönemine doğru giderken, sonbahar ve kışa yaklaşan güney yarım küre ülkelerinde ikinci bir dalga yaygınlaşabilir. Bütün bu tartışmalar süresince varlığını sürdüren influenza virüsü, yeni özellikler edinerek geri dönmeye hazırlanmakta olabilir.

Aşılar güvenli miydi?

Aşıların güvenilirliğine gelince, pandemik H1N1 için hazırlanan aşıların mevsimsel grip içinde olmak üzere yaygın olarak kullanılan çocukluk çağı aşılarından güvenlik açısından bir farkı yoktur. Gerek üretim aşamasındaki testler, gerekse dünya çapında milyonlarca doz aşı uygulamasını takiben yapılan incelemelerde, aşıların güvenilirliğine ilişkin herhangi bir olumsuzluk saptanmamıştır.

Bir konuya daha dikkat çekmek istiyoruz. Küresel ve/veya ulusal düzeylerdeki risklerin hayata geçtiği kriz ortamlarında, gerçeklerin ve risklerin iletişimi en önemli konulardan biri olmaktadır. Bu tür bir hizmeti yerine getirebilmek için en büyük ihtiyaç ise sağlıklı verilerin düzenli ve değerlendirmeye açık biçimde kamuoyuna, özellikle de bilimsel kamuoyuna sunulması, kaynakların paylaşılmasıdır.

Üzülerek bu noktada Bakanlığımızın bu en temel gerekliliğe yanıt vermekten kaçındığını; şu ana dek ülkemizde hastalığın epidemiyolojik durumu ile ilgili yeterli bilimsel veri sunmadığını; veri kaynaklarını paylaşmaya yanaşmadığını ifade etmek durumundayız. Bilindiği gibi bir süre için ölüm verileri yayınlanmıştı. Ancak Bakanlık kendi politikalarını destekleyici şekilde kamuoyunu yönlendirme çabasında olduğu izlenimi veren temelsiz öngörüleri de bu kapsamda öne sürdüğü için, bu kısıtlı veriler bile tartışmalı kalmıştır.

Çıkarılması gereken ilk ders budur: Dünya Sağlık Örgütü, salgın yönetiminde en önemli bileşenler arasında güven ve şeffaflığı vurgulamaktadır. Hastalıkla ilgili toplanmış olan verilerin, ayrıntılı biçimde ilgili kamuoyuyla paylaşılması; en azından aşı sağlamak ve toplumsal farkındalık kampanyaları yürütmek kadar önemli olmaktadır; hatta bazı bakımlardan bunlardan daha önemlidir.

Gerçeklik algısının tüm bireylerde aynı/benzer olması beklenemez. Akademisyenlerin de pandemiye ilişkin bireysel bakışlarının ve önerilerinin farklı oluşu doğaldır. Ortak aklın ve sorumluluğun gerçekleşeceği yerler olarak kurumlar (Sağlık Bakanlığı, TTB, Uzmanlık Dernekleri vb.) değerlendirmelerinde en kötü senaryoyu gözeterek hazırlık yapmak durumunda olacaktır. "

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim