• BIST 102.754
  • Altın 148,113
  • Dolar 3,5395
  • Euro 4,1725
  • İstanbul : 25 °C
  • Ankara : 27 °C
  • İzmir : 25 °C

TV İzleme Sağlığı Bozuyor!

TV İzleme Sağlığı Bozuyor!
"..Araştırmalar kilo fazlalığı ile uzun süreli TV izlenmesi ve televizyonda gösterilen gıda reklamları arasında pozitif ilişkinin olduğunu

"..Araştırmalar kilo fazlalığı ile uzun süreli TV izlenmesi ve televizyonda gösterilen gıda reklamları arasında pozitif ilişkinin olduğunu gösteriyor…Televizyon izlemenin; öğrenme bozukluğu, iletişim güçlüğü, dikkat eksikliği, uyku bozukluğu gibi psikososyal olumsuz etkileri de bulunuyor.”

Epidemiyolojik araştırmalar çocuğun fiziksel ve psikososyal gelişimi üzerine bebeklikten ergenliğe tüm dönemler boyunca etkili olan çevresel etmenlerden birinin televizyon izleme olduğunu gösteriyor.

Amerikan Pediatri Akademisi 2 yaş altındaki çocuklara TV izlettirilmemesini , 2 yaş üzerindeki çocukların ise izlem süresinin günde 2 saatten fazla olmamasını öneriyor. Ancak ABD’ de çocuklar haftada ortalama 21 saatten fazla TV izliyor, video oyunları ve diğer medya araçları da kullanıldığında süre 35-55 saati buluyor.

Avrupa ülkelerinde ergenlerde günde ortalama izlem süresi ise 2.2-3.7 saattir. Erkekler büyük çocuklar ve düşük sosyoekonomik düzeyli çocuklar daha fazla TV izliyor.

Türkiye’de okul çocuklarında yapılan bir çalışmada çocukların1/5’inin 4 saat TV izlediği tesbit edildi.

Bir başka çalışmada okul öncesi ve okul çocuklarının yüzde 62’sinin günde 2 saatten fazla Tv izlediği saptandı. Küçük çocuklar TV’ de gördükleri ile gerçekler arasında ayırım yapamayabiliyor ve olumsuz mesaj algılıyor.

Bazı TV programlarının, çocuğun öğrenme, paylaşma ve ilişki kurma gibi sosyal davranışlar üzerinde olumlu etkileri olmakla birlikte TV izlemenin sağlıkla ilgili pek çok zararlı etkileri bulunuyor.

Televizyonun çocuk sağlığına zararlı etkileri; TV izlem süresinden izlenen programın içeriğinden ve teknolojik yapısından( elektromanyetik alan) kaynaklanıyor.

TELEVİZYON İZLEMENİN ZARARLARI

Televizyonun çocuğun fiziksel gelişim üzerine doğrudan veya dolaylı olumsuz etkileri; aşırı kilo, şişmanlık(sonrasında metabolik sendroma kadar gidiş) ortopedik sorunlar, görme bozuklukları, cinsel tutum ve davranış değişikliği, malignitedir.

Televizyonun psikososyal olumsuz etkileri ise; öğrenme bozukluğu iletişim güçlüğü dikkat eksikliği, uyku bozukluğu agresif ve antisosyal davranışlar, arkadaş ilişkilerinin azalması, erken yaşlarda cinsel ilişki, yaralama, örselenme, alkol, sigara ve madde bağımlılığıdır.

Araştırmalar kilo fazlalığı ve/veya şişmanlık ile uzun süreli TV izlenmesi ve televizyonda gösterilen gıda reklamları arasında pozitif ilişkinin olduğunu gösteriyor.

Saatlerce TV izleme özellikle okul çocuklar ve ergenlerde fiziksel aktiviteyi azaltır, TV izlerken yağ, tuz ve şeker içeriği fazla sebze ve meyve içeriği düşük yüksek kalorili gıda tüketimi(atıştırma) artar, yeme alışkanlıkları değişir. Gelişen olaylar fazla kilo alımına neden olur, vücut kitle indeksi(VKİ) ve cilt altı yağ dokusu artar.
Bu etki fiziksel aktiviteden bağımsız olarak saptandı.

Sağlıksız gıda tüketimine neden olan gıda tercihlerinde televizyonda gösterilen yiyecek reklamları ve yiyeceklerle ilgili programların TV programlarının içinde önemli bir yer oluşturması etkili olmaktadır.

TV İZLEME ŞİŞMANLATIYOR

Uzun süre TV izleme ile kilo alımı arasındaki ilişki, ev ve aile özelliklerinden bağımsız olarak okul öncesi çocuklarda da görülüyor.

Çocuğun yeme alışkanlığının değişmesinde televizyondaki gıda reklamlarının, zayıf, ince güzel, model/aktörlerin bulunması ironik olarak uyarı etkisi yaratıyor.

Çocukların yeme alışkanlığında aile, okul arkadaş cinsiyet , ırk ve kültürel yapının da çok etkili olduğu unutulmamalıdır.

Çocuğun agresif ve antisosyal davranış göstermesinde televizyonda şiddet unsuru olan film, dizi veya reklamlarının izlenmesinin ve verilen sosyal mesajların önemli katkısı bulunuyor.

Yapılan çalışmalarda sosyo ekonomik düzeyi ve eğitimi düşük Ailelerin şiddet içerikli filmleri küçük çocuklarıyla birlikte izlemelerinde herhangi bir sakınca görmedikleri saptandı. Gelişmiş ülkelerde bile çizgi filmler dahil programların büyük çoğunluğunun (2/3’ ünün) şiddet içerdiği, bu tür programların en çok izlenme zamanlarında yayınlandığı, şiddeti yeren programların çok az olduğunu hatta şiddeti benimser içerikli olduğunu gösteriyor.

Çocukların televizyonda şiddet uygulayan kişileri veya kahramanları rol model olarak benimsemesi antisosyal davranışların gelişimini kolaylaştırıyor.

ÇOCUKLARDA UYKU SORUNLARINA NEDEN OLUYOR

TV izlem süresinin okul verimine ve öğrenmeye etkisi üzerine yapılan çalışmalarda kısa süreli izlemenin (haftada 10 saatten az)olumsuz etki göstermediği saptandı.

Bazı çalışmalarda yüksek sosyoekonomik düzeyde ailelerin aksine sosyo ekonomik düzeyi düşük ailelerin çocuklarında öğretici içerikli, TV izlemenin öğrenme, okuma,yaratıcılık, özgüven ve sosyal ilişki geliştirme gibi olumlu katkıları olduğunu gösterdi. Bununla birlikte bu ailelerde sosyal destekten yoksun olarak çocuk ihmali daha fazladır.

Ergenlerde yapılan çalışmalarda günde 2 veya daha fazla TV seyretme; dikkatin azalmasına, öğrenme güçlüğüne, okumanın azalmasına, ev ödevlerinin aksatılmasına ve okul veriminin ve bazı bilişsel fonksiyonların düşmesine neden oluyor.

Televizyon izleme; yerleşik uyku düzenini bozuyor, çocukların geç yatmasına neden oluyor, uykuya dalmada güçlük, korku, kabus görme gibi uyku sorunları daha sık oluşuyor.

Uyku düzenine olumsuz etkilerin Televizyon ışınlarının melatonin salınımını baskılamasından veya programların şiddet içermesinin yarattığı psikolojik etkilerden kaynaklandığı varsayılıyor.

Uzun süreli TV izlemek, yakından izlemek veya sürekli televizyona bakmak, ortamdaki ışık yetersizliği, televizyonun konumu ve uzaklığı göz sağlığını da olumsuz etkiliyor.

Öyle durumlarda göz yaşının azalmasına bağlı; gözlerde kızarıklık , yorulma, yanma ve kuruluk gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Elektromanyetik alanlardan yayılan özellikle x ışınlarının insan sağlığı üzerine olumsuz etkileri uzun süreden beri araştırılıyor.

Televizyon ekranlarına gelen ışınların hem dalga boyu düşüktür hem de ekran camı tarafından yayılımı engellenmektedir. Bu nedenle ışınların iyonize radyasyon etkisi bulunmaz. Televizyonun oluşturduğu elektromanyetik alanların( Türkiye’de çok düşük frekanslı manyetik alan 50 Hz bulunmaktadır) Sağlığı olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor.

Manyetik alan ile çocukluk çağında kanser(lösemi, beyin tümörleri gibi) ilişkili çalışmalar neden-sonuç ilişkisi göstermemektedir. Bununla birlikte televizyona bağlı manyetik alanın en aza indirilmesi için televizyondan en az bir metre uzaklıkta bulunulması öneriliyor.

Yazan: Prof. Dr. Ahmet ARVAS
İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD Sosyal Pediatri BD

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim