• BIST 104.281
  • Altın 145,445
  • Dolar 3,5051
  • Euro 4,1748
  • İstanbul : 24 °C
  • Ankara : 33 °C
  • İzmir : 28 °C

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Spor Hekimliği Anabilim Dalı

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Spor Hekimliği Anabilim Dalı
1984 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun olan Prof.Dr.Hakan Gür 1989 yılında Fizyoloji Uzmanı oldu.



Uzmanlık eğitimi sırasında 1988 yılında İngiltere’de Loughborough Üniversitesi Beden Eğitimi Bölümünde misafir araştırmacı olarak 6 ay çalışan Gür,uzmanlık sonrasında İsveç hükümet bursu alarak Karolinska Hastanesinde 1989-1990 yılları arasında çalıştı.

Şubat 1992'de Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Spor Hekimliği BD. da uzman doktor olarak göreve başlayan Gür, 1998 yılında Spor Hekimi, 1996 yılında Fizyoloji, 1998 yılında ise Spor Hekimliği Doçenti unvanını aldı. 2002 yılından bu yana Spor Hekimliği AD.’ da profesör olarak çalışanProf.Dr.Hakan Gür Spor Hekimliği AD. Bşk.’ lığı yanı sıra 1999 yılından bu yana Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü Beden Eğitimi Bölüm Başkanlığı görevini de yürütüyor. Prof.Dr.Hakan Gür, Sağlığınsesi ’nin sorularını yanıtladı.

Anabilim Dalınızın kuruluşu hakkında bilgi verir misiniz?
Bölümümüz 1989 yılında Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon AD bünyesinde kurulmuştur. Uludağ Ünv. Tıp Fakültesi’nin 1992 yılında Görükle Kampüsü’ne taşınması ile Spor Hekimliği BD.’nın çalışmaları bu yıldan sonra ivme kazanmıştır. Ekip ve olanakları genişleyen bölümümüz 2002 yılında Anabilim Dalı olmuştur.

Akademik kadronuz hakkında bilgi verir misiniz?
Bölümümüzde şu anda 1 profesör, 2 doçent, 4 uzmanlık öğrencisi, 1 beden eğitimi uzmanı, 1 klinik psikolog görev yapmaktadır. Yani kadromuz ben, Doç.Dr.Bedrettin Akova, Doç.Dr. Ufuk Şekir, Arş. Gör. Dr. Selim Kadağan Arş. Gör. Dr. Çağdaş Şenışık, Arş. Gör. Dr. Banu Keleş,Arş. Gör. Dr. Zerrin Eröz Beden Eğ. Uz. Faruk Ateş,Kl. Psk. Zeynep Şeker Aygül den oluşmaktadır. 

Hemşire, yardımcı personel sayısı yeterli mi? Ne kadar kişiye daha gereksiniminiz var? Bu açığı nasıl kapatıyorsunuz? Hizmette bir aksama oluyor mu?
Hekim kadromuz yeterli olmakla birlikte yardımcı personel sayımız yetersizdir. Daha kaliteli ve daha geniş bir gruba hizmet verebilmek için en az 1-2 beden eğitimi uzmanı ve 2 fizyoterapiste ihtiyaç vardır. Beden eğitimi uzmanı ve fizyoterapist açığı doktorlar tarafından kapatılmaya çalışılmaktadır. Poliklinik, sportif rehabilitasyon, performans testleri gibi hizmetlerde aksama olmamakla birlikte hastalıklar ve egzersiz gibi çalışma alanımız içinde yer alan bazı konulara istediğimiz oranda/verimlilikte yaklaşamamaktayız. Bu da çalışma alanımızı geliştirmeyi engellemektedir.

Yıllık poliklinik sayısınız nedir? Yıllara göre azalıyor mu artıyor mu, neden? Mevsimsel değişiklikler yaşanıyor mu, neden? Türkiye’de ender yapılıyor diyebileceğiniz ama sizin anabilim dalı öğretim üyeleri tarafından yapılan uygulamalar var mı, neler, özellikleri neler?
Bölümümüzde yıllık ortalama 7500 civarı kayıtlı iş yapılmaktadır. Bu sayının yaklaşık 2000’nini muayene, 2500’ünü sportif rehabilitasyon ve 3000’ini egzersiz/mekano terapi oluşturmaktadır. Mevsimsel değişiklikler yapılan iş çeşidi açısından olmaktadır. Örneğin yaz aylarında sporcu lisans muayeneleri ve performans testlerinde ciddi artış olmaktadır.

Bölümümüz kasık yaralanmaları ve tedavisi, sportif yaralanmalarda alternatif tedaviler arasında yer alan mezoterapi, kuru iğneleme, ön çapraz bağ rehabilitasyonu, izokinetik rehabilitasyon başta olmak üzere sportif rehabilitasyonun değişik alanlarında ciddi birikime sahiptir.

Anabilim Dalınızın yıllık bilimsel yayın sayısı ortalama ne kadar? Yıllara göre azalıyor mu, artıyor mu, hedefiniz nedir?
Anabilim Dalımız kaynaklı her yıl 1-2 yurt dışı, 1-2 yurt içi bilimsel yayın yapılmaktadır. Hedefimiz yılda hem yurt dışı hem yurt içi bu sayıları en az 3 düzeyine çıkarmaktır. Bu rakamlara ek olarak 2002 yılında yayınlanmaya başlayan ve 2004 yılından bu yana SCI’de indekslenen uluslararası bir dergi çıkarmaktayım. “Journal of Sports Science and Medicine-jssm.org” isimli dergimiz SCI de yer alan spor bilimleri dergileri içinde 2006 yılında en çok gelişme gösteren dergi seçilmiştir.

Kongre, sempozyum düzenliyor musunuz? Adı ne, ne zamanlar oluyor, katılım sayısı ortalama ne kadarı bulunuyor?
Bu güne kadar bölüm olarak kongre düzenleme şansımız olmadı.

Siz, diğer öğretim üyesi ve asistanlar düzenlenen yurt içi ve dışı kongrelere katılabiliyor musunuz?
Olanaklar izin verdiği kadarı ile yurt içi ve dışı kongrelere katılmaya çalışıyoruz.

Burada En büyük zorluk sizce nedir? Bu zorluk sizce nasıl aşılır? Bazı alanlarda kongre enflasyonu yaşandığı görüşüne katılıyor musunuz? Bu enflasyonun sizce nedeni nedir? 
Kongrelerin kayıt, yol, konaklama vb. giderlerini karşılama konusunda yeterli kaynak bulamamamız kongrelere katılımımızı sınırlamaktadır. Kongrelerin daha mütevazı şartlarda yapılması dolayısı ile maliyetlerinin düşmesi bir oranda bu sorunu çözebilir. Kongrelerin tatil havasından çıkıp bilimsel ağırlığının artırılması gerektiği düşüncesindeyim. Kongre enflasyonu olduğu görüşüne de katılıyorum. Bunun birçok nedeni olabilir. Bir kısım kişi ve/veya grupların alanlarında ağırlığını hissettirme çabasına ilaç, ekipman vb. şirketlerinin verdiği sınırsız destek bu enflasyonun nedenlerinden biri olsa gerek.

Kliniğinizi seçecek asistanlardan beklenti ve önerileriniz nedir?
Spor Hekimliği sporun bu kadar popüler olduğu ülkemizde her ne kadar şu anda hak ettiği ilgiyi görmese de önümüzdeki yıllarda artan bir ivme ile bu yere ulaşacağı kanısındayım. Ülkemiz gibi gelişmekte olan ve gelişmiş ülkelerde en önemli sağlık sorunlarını hareketsizlik (inaktivite) kaynaklı hastalıklar oluşturmaktadır. Bu anlamda Avrupa ülkelerinde son yıllarda Spor Hekimliği kavramı ciddi gelişme göstermiştir.

Şu anda 20 Avrupa ülkesinde Spor Hekimliği 2-5 yıllık bir eğitimi kapsayan ana uzmanlık alanıdır. 14 Avrupa ülkesinde ise yan dal olarak Spor Hekimliği uzmanlık eğitimi mevcuttur.

Hem dünyada hem de ülkemizde önümüzdeki yıllarda Spor Hekimliğinin uzmanlık alanları içinde önemli bir yer alması kaçınılmazdır. Kliniğimiz yaklaşık 15 yıllık birikimi, altyapısı, öğretim kadrosu ile yurt dışındaki örneklerini aratmayacak bir yapıya sahiptir. Spor Hekimliğine meraklı ve bu konuda eğitim almak isteyen meslektaşlarımıza bu konudaki eğitimlerine bölüm olarak ciddi katkı sağlayacağımızdan eminim.

Asistan arkadaşlardan beklentimiz Spor Hekimliğine olan ilgilerini ve çalışma azimlerini devam ettirmeleri. Spor Hekimliğinin gelişimi konusundaki inançlarını yüksek tutmaları.

Anabilim Dalınızın tıbbi araç- gereç durumu nasıl? İhtiyacı karşılıyor mu? İhtiyaç duyduğunuz tıbbi araç- gereçler var mı, neler, bunların maliyeti nedir, nasıl almayı düşünüyorsunuz? 
Şu anda sahip olduğumuz tıbbi araç-gereçler ihtiyaçlarımızı karşılamakla birlikte bir kısım ekipman ömrünü tamamlamak üzeredir. Dolayısı ile yenilenmeye ihtiyaç göstermektedir. Tam donanımlı Spor Hekimliğini birimini yeni baştan kurmanın maliyeti maksimum 500 000 YTL dir. Bölümümüzün şu anki ihtiyaçları fizyoterapide kullanmak için birkaç maliyeti düşük tıbbi araç yanında, 1-2 koşubandı, ağırlık sitemidir ki bu ekipmanın toplam maliyeti 50-60 000 YTL civarıdır.

Yenilenmesi gereken malzemelerle (metabolik analizör gibi) birlikte toplam maliyet 150 000 YTL yi geçmemektedir. Yenilenmesi gereken aletlerden biri olan izokinetik sistem Üniversitemiz tarafından geçtiğimiz günlerde yenilenmiştir. Diğer malzemelerin de Üniversitemiz tarafından önümüzdeki yıllarda alınacağı kanısındayım.

Tıp mesleğinin geçmişten günümüze durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz, cazibe devam ediyor mu, azalıyor mu neden? Sizce öğrenciler, asistanlar geleceklerinden umutlu mu, kaygılı mı? Neden? Sizce çözüm nedir? Tıp Fakültelerindeki eğitim yeterli mi, neler yapılmalı?
Mesleğimizin tıp fakültesine girdiğim 1978 yılından bu yana cazibesini yitirdiği kanısındayım. Buna en iyi örnek herhalde tıp fakültesine giriş puanlarındaki düşüş olsa gerek. Bizimle başlayıp halen devam eden mecburi hizmet kavramı, insanların hayatla ilgili beklentilerindeki ciddi değişiklikler, uzmanlık sınavını kazanmak için verilen ciddi çabalar, maddi ve manevi eğitim maliyeti yüksek olması, özverili çalışmayı gerektiren mesleğimize olan ilginin azalmasındaki önemli nedenlerden bazıları olduğu kanısındayım.

Karamsarlığa kapılmalı mıyız? Bence hayır. Doktorsuz bir toplum olması mümkün olmadığına göre doktorluk mesleğinin bitmesi halkın gözünde değerini yitirmesi gibi bir şey söz konusu olamaz.

Mesleğimizin çok geniş bir alana sahip olması meslektaşlarımın kendilerini maddi ve manevi tatmin edecekleri bir branş bulma olasılıklarını artırmaktadır. Umuyorum önümüzdeki yıllarda özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi, mecburi hizmetin kalkması ile tekrar doktorluk mesleğine ilgi artacaktır.

Genç meslektaşlarımın sabırlı çalışmaları ve kendilerine uygun doğru alanları seçmeleri ile hedeflerine ulaşacaklarından eminim. Eğer eğitimin tek taraflı bir kavram olmadığını kabul edersek tıp fakültelerindeki eğitim (her ne kadar fakülteler arasında ciddi farklılıklar olsa da) öğrenme isteği içinde olan, çalışan, çabalayan öğrenciler için kanımca yeterlidir.

Bence ülkemiz tıp eğitimi için sorun eğitim bütünlüğünün ve standardizasyonun olmamasıdır. YÖK, Sağlık Bakanlığı vb. kuruluşlar tarafından tıp fakültelerindeki eğitim ele alınıp, ne istiyoruz? ne bekliyoruz? ne yapmalıyız? gibi sorular ışığında değerlendirilerek bütünlük ve standardizasyon çalışmalarına ivedilikle başlanmalıdır.

Ekonomik güçlükler hekimin yaşamını, başarısını sizce etkiler mi, nasıl? Hekim nasıl bir ortamda, hangi şartlarda çalışırsa sizce, mutlu, gelecek kaygısı taşımadan, başarılı ve üretken olur? 
Ekonomik güçlükler her insanın olduğu gibi hekimin yaşamını ve başarısını olumsuz etkilemektedir. Maddi ve manevi olarak gelecek kaygısının olmaması bence hekimlerin başarılı ve üretken olmaları için en önemli etkendir. Çalışma ortamındaki fiziki şart ve olanakların, çalışma saatlerinin iyileştirilmesi de bu anlamda önem taşımaktadır. 

Sizce iyi bir hekim hangi özellikleri taşımalı?
İyi bir hekim bence öncelikle insanları dolayısı ile hastalarını seven onlara sevgi ve saygı ile yaklaşan, işini doğru yapma gayreti içinde olandır. Öğrencilerime, meslektaşlarıma sizin anneniz, babanız, teyzeniz, amcanız, yeğeniniz de sizin gibi bir doktora muayene oluyor, onların nasıl bir muamele görmesini istiyorsanız sizde başkalarının teyzesi, amcası, yeğenine öyle davranın” önerisinde bulunurum.

Bence meslektaşlarım hastalarına bu mantıkla yaklaşırsa ciddi eleştiri konusu olan bir sorunu çözmüş oluruz.

Rotasyon ve eğitim programınız nasıl? Ders müfredatı sizce yeterli mi, eksiklik var mı nedir? Sizce hangi konuların de ders olarak tıp fakültelerinde okutulması gerekir neden?
Spor Hekimliği uzmanlık eğitiminde 10 ay Ortopedi ve Travmatoloji, 6 ay Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon, 6 ay da Kardiyoloji rotasyonları mevcuttur. Böylece 4 yıllık eğitimin yaklaşık 2 yılı bölüm dışında geçmektedir. Eğitim programımız her yıl için detaylandırılmıştır (http://www20.uludag.edu.tr/~sportmed/egt.htm adresinden ulaşılabilir). Eğitim programız Avrupa Spor Hekimleri Birliği tarafından Avrupa’daki Spor Hekimliği uzmanlık eğitimi için temel olarak alınmıştır.

Ayrıca 4 yıldır Fakültemizde 2. sınıf öğrencilerine Egzersiz Fizyolojisi, 3. sınıf öğrencilerine Spor Hekimliği teorik seçmeli derslerini ve 5. sınıfta 1 aylık seçmeli Spor Hekimliği klinik eğitimi vermekteyiz.

Son olarak neler eklemek istersiniz?
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Spor Hekimliği polikliniğinde; genel sporcu sağlığı ve spor yaralanmalarından korunma, spor yaralanmalarının tanı, tedavi ve rehabilitasyonu, spora başlamak isteyenler için sağlık kontrolleri ve öneriler, sporcu lisans muayeneleri, kronik hastalıklar için egzersiz önerileri (Hipertansiyon, Diyabet, Obezite ...), sporculara sporcu beslenmesi, doping, ergojenik yardım, sporcu psikolojisi vb. konularda öneri ve tedavi hizmeti verilmektedir.

Şahsımı, bölümümüzü ve mesleğimizi tanıtma imkanı verdiğiniz teşekkür ederim.

Zaman ayırdığınız için biz teşekkür ederiz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim