• BIST 90.529
  • Altın 213,679
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • İstanbul : 16 °C
  • Ankara : 6 °C
  • İzmir : 13 °C

Ulusal Halk Sağlığı Kongresi’nin Ardından

Ulusal Halk Sağlığı Kongresi’nin Ardından
“Sağlık İnsan Gücü” ana temasıyla 04-07 Ekim 2011 tarihleri arasında, Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD tarafından Trabzon’da yapılan 14. Ulusal Halk Sağlığı Kongresine 462 kayıtlı olma

 

 

Kongrede 31 farklı Anabilim Dalı ve kurumdan 72 konuşmacı yer aldı; halk sağlığının her alanından 54’ü sözlü ve 426’sı poster olarak kabul edilen toplam 481 adet bildiri sunuldu.

Kongre sonunda yayınlanan 15 maddelik sonuç bildirgesi özetle şu bilgileri içeriyor:
     

 

 1. Her geçen gün halk sağlığı insan gücünün yetiştirilmesinin önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Koruyucu sağlık hizmetleri, salgınlarla mücadele ve toplum sağlığını tehdit eden sorunlarda halk sağlığı insan gücüne önemli görevler düşmektedir; gelecekte toplum sağlığının en önemli konuları arasında yer alacak yaşlı sağlığı ve kronik hastalıklar gibi alanlarda halk sağlığı insan gücü gereksinimi daha da belirginleşecektir.

 

2.Sağlık insan gücü planlanmasında eğitim, dağılım ve istihdam başlıkları birlikte ele alınmalıdır. İstihdam modelleri sağlık hizmetleri ve toplum sağlığını önemli ölçüde etkilemektedir. Son yıllarda ülkemizde yoğun bir şekilde öne çıkan sözleşmeli çalışma ve performansa dayalı çalışma modellerinin olumsuz etkileri çalışma ortamı ve sağlık hizmetlerinde yansımaya başlamıştır. Bu etkilerin halk sağlığı ve sağlık çalışanlarının gönenci açısından yakından izlenmesi gereklidir.

 

3.Ülkemizde sağlık insan gücü kompozisyonu pratisyen hekim ve hemşire aleyhine bozulmuştur.  Orta ve uzun erimde hizmet niteliğini olumsuz biçimde etkileyecek olan bu değişimle ilgili politik kararların ivedilikle alınması gereklidir.

 

4.Ülkemizde, özellikle toplum sağlığı merkezlerinde halk sağlığı uzmanlarına olan gereksinim son derece belirgin biçimde ortaya çıkmıştır.

 

5.Türkiye’de halk sağlığı insan gücü alanında önemli bir açık olduğu ve bu konuda en önemli politika belirleyici kuruluş olan sağlık bakanlığı ile ortak bir politika belirlenmesi gerekmektedir. Halk sağlığı uzmanlarının sağlık yönetiminde karar verici pozisyonlarda çalıştırılmasının önemi vurgulanmıştır.

 

6.Son yıllarda tıp eğitiminde tedavi edici hekimliğe doğru bir yönelme olup, topluma dayalı eğitimden uzaklaşılmaktadır. Tıp eğitiminde toplum tabanlı eğitime ağırlık verilmelidir. Kongrede halk sağlığı insan gücü içinde ekip çalışmasının önemli olduğu vurgulanmış ve bu yöndeki hemşire, diş hekimi ve diğer sağlık çalışanlarının eğitimleri ve eğitim modelleri tartışılmıştır.

 

7.Mezuniyet öncesi tıp eğitiminde, halk sağlığı eğitimi sağlığa sosyal bakış açısının kazandırıldığı bir alandır ve bu alana ayrılan süre zaten yetersizdir. Bu nedenle halk sağlığının eğitim tıp içindeki teorik ve pratik yeri korunmalı ve geliştirilmelidir.

 

8.Sahada çalışan halk sağlığı uzmanlarının deneyim ve gözlemlerine dayanarak, asistanlık eğitim sürecinde sağlık müdürlüğü ve TSM’lerde uzun süreli rotasyon yapılmasının önemli olduğu vurgulanmış ve sahada çalışan halk sağlığı uzmanları arasında HASUDER üzerinden bir iletişim ortamı sağlanmasının önemi belirlenmiştir.

 

9.Halk sağlığı mezuniyet sonrası eğitiminde bir standarda ihtiyaç duyulmakta, teorik eğitimlerde sorunlar devam etmektedir. Halk sağlığı insan gücü eğitiminde kurum dışı rotasyonlar büyük önem taşımaktadır.  Bu rotasyonlar sırasında ekonomik kayıpların ortaya çıkmaması için SUT ve TUKMOS düzeyinde mevzuat çalışmalarının ivedilikle başlatılması gereklidir.

 

10.Ülkemizde her geçen gün, başta hekimler olmak üzere bütün sağlık çalışanlarına karşı şiddet uygulamaları artmıştır. Sağlık çalışanlarına yönelik sözel, ruhsal ya da fiziksel şiddet ülkemizdeki sağlık politikaları ile birlikte ele alınmalıdır.  İş sağlığı açısından sağlık çalışanının güvenli bir ortamda çalışmasından birinci derecede kurum yöneticileri ve işverenler sorumludur.

 

11.Sanayileşme çevre üzerinde önemli değişikliklere neden olmuştur. Çevredeki bu değişikliklerin insan sağlığı üzerine etkisini araştıran epidemiyolojik çalışmalara gereksinim duyulmaktadır. Bu tür araştırmalara ağırlık verilmeli ve bu çalışmaların önündeki engeller kaldırılmalıdır.

 

12.Sağlık çalışanlarının iyi bir eğitim alma, mezuniyet sonrasında iş güvenceli ve güvenli bir ortamda çalışma hakkı vardır. Değişen hukuksal yapı ile hak ve sorumluluklar sağlık çalışanların aleyhine gelişmektedir. Sağlık çalışanlarının en temel hakkı olan sağlıklı olma hakkı aynı zamanda sosyal devletin önemli bir sorumluluğudur. Sağlık insan gücünün eğitimi, istihdamı ve dengeli bir dağılımı konusunda Sağlık Bakanlığı ve üniversitelerin sorumluluğu bulunmaktadır. Bu alanda Sağlık Bakanlığı, üniversiteler, uzmanlık dernekleri ve meslek örgütlerinin ortak çalışması önemlidir.

 

13.Yasal düzenlemelerde “Aile Sağlığı Elemanı” olarak tanımlanan sağlık çalışanlarının bu unvanları, gerçek kimlikleri olan “Aile Sağlığı Hemşiresi” ve “Ebe” olarak değiştirilmeli ve esas görevleri olan sağlığı koruma ve geliştirme hizmetlerine odaklanmaları sağlanmalıdır. Halk/toplum sağlığı hizmetlerinde çalışan hemşirelerin görev yetki ve sorumlulukları var olan Hemşirelik Kanunu doğrultusunda yeniden düzenlenmelidir.

 

14.Ülkemizde 1980 yılından beri devam eden, son on yılda sağlık hizmet sunumunu, sağlık insan gücü eğitim ve çalıştırma şeklini serbest piyasa koşullarına göre şekillendiren “Sağlıkta Dönüşüm” süreci, sağlık alanında yaşanan sorunların temel nedenidir. Sağlık hizmetlerinin - özelliği gereği - sunumunun ve finansmanının temel olarak kamu eliyle yapılması ilk seçenek olmalıdır.

 

15.Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanları toplantısında 15. Ulusal Halk Sağlığı Kongresinin 2012 yılında Bursa’da yapılması kararlaştırılmıştır.   

 

Kongrede ana tema olan “sağlık insan gücü” dışında iş sağlığı hizmet sunumu, halk sağlığı yönüyle bulaşıcı hastalıklar, kadına yönelik şiddet, uzmanlık eğitimi ve yeterlik kurulları, sağlık insan gücü yönüyle hemşirelik, sanayi çevre ve sağlık, merkezi ve yerel yönetimler ile halk sağlığı, ülkemizde çocuklara yönelik ticari sömürü, tütün reklamları promosyonu ve sponsorluğuna yönelik yasaklar, halk sağlığı ve etik başlıklarında da tartışmalar yapılmıştır. ”

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim