• BIST 96.455
  • Altın 222,078
  • Dolar 5,6626
  • Euro 6,5275
  • İstanbul : 17 °C
  • Ankara : 16 °C
  • İzmir : 21 °C

ÜRİNER SİSTEM TAŞ HASTALIĞI Hakkında Merak EDİLENLER

Erbil Ergenekon



İnsanlığın varoluşundan beri insanların yaşamını etkileyen bir hastalık Üriner Sistem Taş Hastalığı.

M.Ö 5000li yıllardan kalan mısır mumyalarda bile böbrek ve mesane taşlarına rastlanmıştır.

Endüstriyel toplumun %1-5 ini etkileyen bir hastalıktır. Dünyada coğrafik bölgelere göre görülme sıklığı değişmektedir. Avrupa ülkelerinde %3- 11 arasında iken ülkemizde %14ler civarındadır. Erkeklerde kadınlardan 2-3 misli daha çok taş hastalığı görülebilmektedir. Türkiye?de doğu ve güneydoğu?da daha sık taş oluşumuna rastlanmaktadır.

Taş oluşumunda; genetiğin, su tüketiminin, coğrafik bölgenin, iklimin sedanter yaşamın, tek yönlü beslenmenin ve üriner sistemde taş oluşumuna hazırlayıcı predispozan faktörlerin mevcudiyetinin önemli rolü vardır.

OLUŞUMU

Taşın oluş patolojisini açıklamak için bazı kuram teorileri ileri sürülmüştür. Temelde, idrar çeşitli tuzları (kalsiyum, fosfat, oksalat) içinde yoğun miktarda barındıran süpersatüre bir solusyondur. Bu tuzların birbirleri ile birleşerek çökmelerini engelleyen bir kısım inhibitör maddeleri de içermektedir. Böylece tuzlar çökmeden eriyik halinde kalırlar.

Ne zamanki bu tuzları çok daha aşırı miktarlarına çıkarlar veya bu inhibitör maddeler azalır veya idrarın su miktarı azalır, bu tuzlar eriyemez çökerek ve birbirleri ile birleşerek taşın nüvesini oluşturur. Zamanla kitle çökeltilerin hızıyla büyüyerek taşı oluşturur.

Üriner sistemdeki idrar akımını etkileyen bozukluklar, iltihaplar, bakteriler, yabancı cisimler taş oluşumuna zemin hazırlarlar.

Vücuttaki bazı metabolik hastalıklar (gut, vs), hepatik bozukluklar, kemik hastalıkları, bazı akciğer hastalıkları (sarkoidozis), ince bağırsak hastalıkları da taş oluşumuna zemin hazırlayabilirler.

TAŞIN BELİRTİLERİ

Taşların çoğu böbrekte oluşur; ya orada yerleşir büyür veya idrar borusunda başlayarak üreter veya mesaneye yerleşerek büyüyebilirler.

Üriner Sistem Taşları, büyüklüğüne, bulunduğu yere, ilave patolojileri içerip içermediğine göre belirtiler verir. Genellikle düşmek üzere olan taşlar daha alevli belirtilerle seyreder. Kabul edilen 0.5 cm altı boyuttaki taşların düşebileceği yönündedir.

Taşın yerleştiği tarafta ya künt ağrı veya kıvrandıran kolik tarzda ağrı vardır. Bazı taşlar ise sessizdir. Çoğu küçük taş habersiz ve belirtisiz düşer. Kolik tarzındaki ağrıya bulantı, kusma iştirak edebilir. Dayanılmaz şiddette olabilir. Taş aşağı seviyelere indikçe ağrı da o taraf bel bölge yarısında mesanede ve genital bölgenin o taraf yarısında hissedilebilir.

Mikroskopik hematüri genelde vardır. Bazen gözle görülür hale gelebilir. İdrar koyu kırmızı olarak çıkar. Enfeksiyon üzerine binerse ateşle seyreder.
Çift taraflı taşın üriner sistemi tıkaması ile üre yükselebilir, böbrek yetmezliği gelişebilir.

TEDAVİSİ

Tanı, görüntüleme yöntemleri ile konur. Ultrasonografi en kolay ve en noninvaziv yöntemdir. Direkt üriner sistem grafisi, gerektiğinde intravenöz urografi, spiral tomografi, retrograd pyelografi ile tanı kesinleşir. Radyonükleer çalışma ile hasar belirlenebilir.

Tedavi taşın yerine boyutuna göre yapılır. 2 cm ve altı taşlar için en ideal yöntem ESWL (ekstracorporeal shock wave lithotripsi) dir. Yoğunlaştırılmış ses dalgaları ile dışarıdan taşın kırılma işlemidir. Sistoskopik ve üreteroskopik aletler ile böbrekten çıkan taşlar kırılabilir ve çıkarılabilirler.

PCNL (percutan nefrolitotomi) ile daha büyük taşları kırarak çıkarmak mümkündür. Artık açık cerrahi sayılan bu yöntemlerden sonra oldukça azalmıştır.

Bazı enfeksiyon taşları, ürik asit taşları gibi taşlar beslenme ve kimyasallar kullanılarak eritilebilir. Doğru ve dengeli beslenme, aktif yaşam ve günlük sıvı alımının artırılması ile taş nükslerinin azaltılması da mümkündür.

 

Bu yazı toplam 1697 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim