• BIST 106.649
  • Altın 144,151
  • Dolar 3,5252
  • Euro 4,1269
  • İstanbul : 27 °C
  • Ankara : 30 °C
  • İzmir : 33 °C

Uyuşturucular –Madde Bağımlılığı ve BONZAİ

Şükrü Güner

Uyuşturucu madde kullanımı ve bağımlılığı yapan faktörler çok çeşitlidir. Ben burada bu  faktörlerden en önemli gördüğüm nedenden bahsedeceğim.

Yapılan çalışmalar uyuşturucu madde kullanımının daha çok yoksul kesimlerde olduğunu göstermektedir.

Yine bu araştırmalarda sosyal ve ekonomik düzey yükseldikçe uyuşturucu madde kullanımının da düştüğü belirtilmiştir.

Sosyal ekonomik güçlenmeye bağlı olarak; yaşam standartlarının iyileşmesi, kişilik gelişiminin sağlıklı tamamlanabilmesi, eğitim olanaklarının daha işlevsel ve gelişime elverişli olmasını sağlar. Bu nedenle , sentetik maddeleri (kokain, ectasy türleri, eroin) daha çok kullanırlar.

Sosyal ve ekonomik düzeyi düşük olan, yaşam standartları kötü, geleceğini göremeyen, sosyal ortamdan soyutlanan kişiler ise, ulaşılması kolay ve ucuz maddeleri (Bally, tiner, esrar gibi) tercih ederler .

Uyuşturucu maddelerin kolay ve ucuza bulunabilmesi ve sentetik ya da uyarıcı özellikli maddelerin dahi imalatının yapılıyor olması bilinen bir gerçektir. Üstelik uçucu nitelikli ve sektöreler kullanımı olan bally ve tiner gibi maddeler de ucuz ve kontrol dışı satılabilme özellikleri ile rahat elde edilebilmektedir.

Ülkemizde zaman zaman olduğu gibi şimdi de son zamanlarda uyuşturucu kullanımı ve uyuşturucu ticareti hız kazandı. Özellikle sokak araları ve okul bahçeleri kapılarında gençler uyuşturucuya alıştırılıyor.

Uyuşturucu kullanım yaşının 15 yaşın altına düştüğü ifade ediliyor. Bu ortamda da gençliğin dinamizmi, yaratıcı ve mücadeleci gücü yok oluyor Madde bağımlılığı ile sonuçlanıyor.

Madde Bağımlılığı; davranış, duygu ve düşünce üzerinde direk olarak etkili olan bir süreç oluşturmaktadır.  Bağımlılık yapan maddeler genel olarak hayatı devam ettirmek adına değil de, keyif verici, mutluluk vermesi nedeniyle tüketilmektedir.  Bunun akabinde kullanıcıda,  duygu, düşünce ve hareketlerde değişme meydana gelir. Zaman ve mekan kavramı bozulur. Düşünme, konuşma, yorumlama ve algılama yetenekleri kaybolur. Konuşması ve ne söylediği anlaşılmaz hale gelir.

 Uyuşturucuda Yeni ve Hızla Yayılan Tehlike: Bonzai

Bundan 3 - 4 yıl önce piyasada olmayan bir uyuşturucu madde son zamanlarda Ülkemizde hızla yayılmaktadır. Çok tehlikeli olan bu uyuşturucu,  tek seferde bile ölüm riski oluşturabiliyor ve öldürüyor. Kullanıldığı zaman  terleme, ağız kuruluğu, “Bad trip” Yani uyuşturucu aldıktan sonra kendini kaybedip sonunda sağa sola ve kendine zarar verme durumu olur. Kısaca  “ ölüm tribi” ne geçer. Ölüm  tribine girildiği  zaman ölüm riski yüksektir.  Bir anda korku,  dünyadan başka  bir  yere  gidiş, halüsinasyon görme, öldüğünü ve yahut öleceğini düşünme düşüncesi, kullanan bireylerde, kalp krizi geçirmesine ve  o anda ölümüne neden olabilir…

Bonzai gibi Jamaikan (cameykin) de aynı türden bir maddedir. Bonzai ve Jamaikan sentetik bir esrardır. Bunlar kurutulmuş, parçalanmış bitki ve kimyasal ekler ihtiva eder. Bu maddeleri bitkisel bir madde olduğunu söylemek tamamıyla yanlıştır. Alışkanlık için bir yanlış bilgidir. Sentetik madde olduğu gizlenmek istenmektedir.

Bonzai ve Jamaikan’ ın Ülkemize önceleri Çin ve Yunanistan’dan geldiği düşünülmektedir. Ancak Suriyeli mültecilerle birlikte bu trafik hızlanmıştır…

Özellikle yoksul semtlerdeki gençlerin kullandığı sentetik uyuşturucu maddesi bonzai, esrara alternatif olarak sunuluyor. Kimyasal olduğu için çok daha fazla zarar veren bonzai ani ölümlere sebep oluyor. Sosyal medya üzerinden de kolayca pazarlanıyor.

 İlkokula kadar inen, ama daha çok lise ve üniversite gençliğinin kullandığı "ucuz" uyuşturucu. Küçük paketler halinde (3gramlık) 3-5 liradan satılıyor. Uyuşturucuya alıştırmak için adeta "teşvik" uygulanıyor. Kısa sürede bağımlılık yapıyor, "sentetik" bir uyuşturucu olduğu için vücutta tahribatı esrar ve eroinden çok daha yüksek oluyor. Böbrek ve kalp yetmezliğine yol açıyor.

Avrupa’da Yasak Ya Türkiye’ de ?..

ESTONYA; Narkotik maddeler sınıfına aldı. İthali, ihracı ve bulundurulması yasak. (2010)

ALMANYA; 22 Ocak 2009’da yasaklandı. İthali, ihracı, bulundurulması ve satılması yasak.

FRANSA; 24 Şubat 2009’da içeriğindeki maddeler ve bu maddeleri almak, satmak, ihraç ve ithal etmek, bulundurmak yasaklandı.

POLONYA; Mayıs 2009’da yasa dışı maddeler kapsamına alındı.

RUSYA; 9 Nisan 2009’da yasaklandı.

İSVEÇ; 15 Eylül 2009’da yasaklandı.

İSVİÇRE; Temmuz 2009’da yasaklandı.

İNGİLTERE;  Aralık 2009’da tamamen yasaklandı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde; 29 Mart 2010’da yasaklandı.

KIBRIS RUM KESİMİ; 15 Şubat 2010’da yasakladı…

Türkiye’ de ise, 2011 yılında Bakanlar Kurulu Kararı ile yasaklandı. Ortalama 2 yıl sonra…

Yasaklanmadan önce çeşitli yollarla, , internet aracılığıyla Ülkemize bu zehirli madde depolandı ve piyasaya sürüldü… Yasağa rağmen önüne geçilemedi. Bu maddeleri yakalatanlara ödüller verilmesi için yasal düzenlemeler yapıldı.

Bonzai Nasıl Temin  Ediliyor?

Geçmişte Bonzai satışı sırasında tütsü tozu veya gübre olarak geçiyor. Bu ticareti yapan yerli ya da yabancı internet siteleri de bitkisel ürün pazarlıyor gibi görünüyor. Kredi kartınız olduktan sonra sipariş vermek hiç zor değil.

Peki yurtdışına verilen sipariş Türkiye’ye gelirken gümrükten nasıl geçiyor? Bitkisel ürün süsüyle! Çünkü yasal boşluklar nedeniyle Bonzai henüz yasaklanmış değil ve 100 doların altındaki siparişler de kolay kolay denetime takılmıyor.

Şimdi ise el altından tombalacılar, torbacılar, uyuşturucu mafyası tarafından piyasaya sürülüyor. Çocuklar ve gençler  alıştırılıyor.

Son Söz

Günlük basında son haftalarda Bonzai konusunda her gün en az 3-4 gazete haberi yer alıyor. Bu durum, konunun ne kadar güncel ve önemli olduğunun göstergesidir.

Gençlik geleceğimizdir. Çok çeşitli nedenlerle gençliğe kurulan bu tuzaklara hep birlikte dur demeliyiz. Yönetim sorumluları başta olmak üzere, anne babalar, aileler, ağabeyleri olarak hepimiz seferber olmalıyız. Gençlere geleceklerini yaratmaları için ortam hazırlamalıyız, gelecek günlerin güzel olacağının göstergelerini sunmalıyız ve onların geleceğe güvenmeleri ve yaşamı sevmelerinin önününü açmalıyız.

Ve bu tehlikeli ortamı yaratan odakları elbirliğiyle kurutmalıyız…

 

Bu yazı toplam 5495 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim