• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul : 22 °C
  • Ankara : 22 °C
  • İzmir : 24 °C

“Yasaya Diyetisyenlik Mesleğini Nasıl Dahil Ettik?”

“Yasaya Diyetisyenlik Mesleğini Nasıl Dahil Ettik?”
Dilek Süzen

??1967 ' de çıkarılan 657 sayılı Devlet Memurları Yasasına, diyetisyenlerin de dahil olması için, mesleğe başlayan ilk diyetisyenlerle birlikte büyük uğraş verdik. .."

Sağlık hizmetinin bir ekip işi olması nedeniyle, Hacettepe?de, Tıp Fakültesinden önce Hemşirelik, Fizyoterapi ve Diyetetik Bölümleri bu amaçla açılmıştı.

Sağlık hizmeti ekibinde yer alan hekim, hastalığın tanısını koyar ve tedavi ilkelerini belirler. Hemşire, hastanın bakımından, fizyoterapist fiziksel tedaviden, diyetisyen ise beslenmesinden sorumludur. Hizmet ekibine; hastanın ruhi sağlığının düzelmesine yardımcı olan psikolog, sosyal sorunlarına çözüm getiren sosyal çalışmacı ve laboratuar hizmetlerini yürüten biyolog da dahildir.
Hacettepe; tüm bu elemanları bir arada, birbirini tanıyarak yetiştirmeyi amaçlamıştır.

Ancak sağlık hizmetine ilişkin yasalarda bu ekipte yer alan diyetisyen, fizyoterapist, psikolog ve sosyal çalışmacının yetki ve sorumlulukları; ilgili yasa ve yönetmeliklerde yer almadığından, eğitim - öğrenimini tamamlayan elemanlar önemli sorunlarla karşılaşmışlardır. Bu sorunlara biraz olsun çözüm getirmek üzere 1967 ' de çıkarılan 657 sayılı Devlet Memurları Yasasına, diyetisyenlerin de dahil olması için, mesleğe başlayan ilk diyetisyenlerle birlikte büyük uğraş verdik.

En azından o yasada diyetisyen, Yüksek Öğrenim görmüş sağlık personeli olarak yer aldı. Sağlık Bakanlığı ile birlikte hazırladığımız yönetmelikle, hastanede çalışan diyetisyenlerin görev, sorumluluk ve yetkileri belirlendi. Bu, biraz olsun diyetisyenin sağlık sektöründe, sağlık hizmet ekibinin bir üyesi olarak kabul görmeye başlamasını sağladı.

Kırk yıl içinde dünya ve Türkiye'de toplumsal yaşamda önemli değişmeler oldu. Toplum yaşamındaki değişmeler, sağlık sorunlarında da değişmelere neden oldu. Diyetisyen, sadece hastanın beslenmesinden sorumlu kişi değildir.

Her şeyden önce bireyin ve toplumun sağlığının korunması ve yaşam kalitesinin yükseltilmesinden sorumlu meslek mensubudur. Ünlü bir deyiş vardır: "yediklerin neyse o'sun" .

Başka bir deyişle birey, beslenmesinin ürünüdür.
Ana rahminde başlayan yaşam, beslenmede bilimin gösterdiği doğrultuda uygulamalar yapıldığında, sağlıklı olarak gelişir ve sürdürülür. Bu bakımdan beslenmeyi şöyle tanımlarız :
"Yaşamın her döneminde, insanla besin arasındaki ilişkileri inceleyen bir bilim dalıdır".


Bu bilim dalı, durağan değil, dinamiktir. Her gün insanın sağlığını ve yaşam kalitesini etkileyen yeni bilimsel veriler ortaya çıkmaktadır. Diyetisyen, bu verileri insanın günlük yaşamına aktararak yaşam kalitesinin yükselmesine yardımcı olmak zorundadır.

Günümüzde kısa adı EFAD olan Avrupa Diyetisyenler Birliği, diyetisyenlerin görev, sorumluluk ve yetkilerinin tekrar tanımlanarak yasal statüye kavuşturulması için çalışmaktadır. Türkiye Diyetisyenler Derneği, 1990? larda bu birliğe üye (EFAD) olmuştur.

(BU YAZI SAĞLIĞINSESİ GAZETESİNİN KASIM 2008 SAYISINDA YAYIMLANMIŞTIR)


Yazan
Prof. Dr. Ayşe Baysal
Türkiye Diyetisyenler Derneği Onursal Başkanı


Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim