• BIST 98.943
  • Altın 228,427
  • Dolar 5,7809
  • Euro 6,6888
  • İstanbul : 21 °C
  • Ankara : 22 °C
  • İzmir : 23 °C

Yaşlılıkta DEPRESYON

Engin Eker


Geriyatrik depresyonun bazı özellikleri bulunuyor.Yaşlıda depresyon sık somatik semptomlarla kendini gösteriyor, yüksek oranda intihar riski taşıyor. Özellikle tekrarlayan depresyon bilişsel azalmaya neden oluyor.

Yaşlıda depresyon kişinin genel sağlığını bozuyor, yaşam kalitesini azaltıyor , sosyal ilişkileri derinden etkiliyor ve hastanın yakınları için büyük bir yük oluşturuyor.

Yaşlıda depresyon aşırı yeti yitimini arttıran tıbbi komorbitidite ile (miyokard infarktüsü ve inme dahil ) ve çeşitli tıbbi nedenlerden ve intihardan oluşan mortalite(ölüm) ile birlikte görülüyor.

Genellikle yaşlıda depresyon belirtilerinin daha çok görüldüğü yolunda hekimler arasında yaygın bir kanı vardır. Bunun nedenleri arasında başta yaşlılığın çeşitli kayıp olaylarına sahne olan bir yaşam dönemi oluşu gelir. Bu kayıplar arasında sağlığın, çeşitli organların fonksiyonunun, eşin ve yakınların ve sosyal konum kaybı vardır. Öte yandan yaşam boyu belli belirsiz bir yadsıma ile yaklaşılan ölüm gerçeği bu dönemde kişiye çok daha yakındır.

Epidemiyolojik çalışmalar major depresyon ensidansının (görülme sıklığı)45-55 yaş arasında en yüksek noktaya ulaştığını göstermiştir. 60 yaşından sonra ilk kez major depresyon tablosunun başlaması daha az sıklıkla oluşur.

Toplum içinde bağımsız yaşayan sağlıklı yaşlılar arasında major depresyon prevalensı belirttiğimiz gibi çok düşük. belirgin olarak yaşla azalır. Oysa depresif semptomların prevalansı aynı kalır veya artar, minor depresyon,subsendromal depresyon , maskeli depresyon, tıbbi nedenlerle olan ve organik depresyon gençlere oranla yaşlılarda daha yüksek prevalans gösterir.

Bu epidemiyolojik pattern ileri yaşlarda major depresyonun çoğu olguda dahili veya nörolojik bir hastalığın komorbid bir komponenti, komplikasyonu veya sonucu olabileceğini düşündürür.

Klinik Belirtileri

Yaşlı hayatının son döneminde yaşlı yaşamının bir hesabını yapmak gereksinimi duyar. Yaşlı, kendi sorumluluğu içinde hayatını nasıl geçirmiş olduğunu değerlendirmeye çalışır. Kişi, tüm hayatı boyunca üretici bir hayat yaşamışsa bu dönemde bir doyum duygusunu yaşayabilir.

Amaçlarının çoğu oluşmamış, fazla üretici bir hayat yaşamamış ise, umutsuzluk duyguları oluşur. Çoğu kez sınırlı savunma mekanizmaları, kişiler arası ilişkilerin kaybı, çevresel stresler hastalık durumları, beden fonksiyonlarındaki yavaşlama veya bozukluk umutsuzluk duygularını daha da artırabilir. Yaşlı, artık bir çöküşle birlikte, geçmişteki hastalarını düzeltmek için ikinci bir şansa sahip olmadığını kavrar.

Major depresyon sürekli depresif mizaç, daha önce zevk alınan aktivitelerden zevk almama, suçluluk ve diğer pesimistik düşünceler, vejetatif semptomlar, beden şikayetleri ile aşırı meşgul olma, sürekli uyku bozukluğu, kilo kaybı ve iştah azalması ve libido kaybı gibi semptomlarla şekillenir.

Psikotik ve hezeyanlı semptomlar yaşamın ileri dönemlerinde olan depresif olguların büyük bir kısmında gözlenmiştir. Hezeyanlar sıklıkla somatik, persekusyon, suçluluk hezeyanları şeklindedir. Yaşlı depresif hasta üzgün görünüm içinde elem, umutsuzluk duygularını ve değersizlik fikirlerini taşır. Geçmişindeki gerçek veya hayal ürünü başarısızlıklarından, hatalardan veya düşüncesizliklerden dolayı kendini suçlar.

Çevreden çekilebilir. Gıda ve içeceği reddeder. Ağır olgularda hastalar yataklarından çıkmazlar. Enkontinans bile görülebilir. Bu tip hastalar konuştuklarında kendilerine hiçbir tedavinin faydalı olmayacağını söylerler. Kendilerine göre, durumları umutsuzdur. Kendileri bu dünya için gereksiz gördüklerini, hiçbir tedavinin kendilerine yararlı olmayacağını veya tedaviyi hak etmediklerini söyleyebilirler.

Uykusuzluk, kilo kaybetme ile birlikte iştahsızlık ve yorgunluk bazen depresyonun erken somatik belirtileri olabilir. Kabızlık da, en sık görülen somatik semptomdur. Baş ağrısı, idrar yolları ile ilgili yakınmalar ve özellikle kadınlarda saçların dökülmesine ait şikayetlere de sıkça rastlanır.

Yaşlı depresif hastaların yaşamının diğer dönemlerine oranla cinsel konuda daha az yakınmaları olur. Öte yandan, yaşlılar arasında kalp hastalıkları yüksek oranda olduğu halde, kalp-damar sistemine ait yakınmalar düşük orandadır. Yaşlı kişide fiziksel yeteneğin azaldığı ve hastalığının arttığı bir dönemde şaşırtıcı ve yorumlanması güç olan somatik semptomlar bulunabilir.

İleri derecede lokalize veya yaygın ağrının yaşlılarda depresyonun bir belirtisi olabileceği unutulmamalıdır. Bu açıdan yaşlı depresif hastalar, bu tip bedensel şikayetler nedeni ile genel dahiliye kliniklerine başvururlar. Yaşlılardaki geçmeyen, her türlü tedaviye cevap vermeyen yüz, siyatik ve pelvis ağrılarının depresyon kaynaklı olabileceğini hatırlatmak isteriz.

 

Bu yazı toplam 2876 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim